Çin'deki yüksek fiyatlar ve zayıflayan kâr marjları, dünyanın en büyük demir cevheri tüketicisinde talebi ciddi şekilde baskıladı. Bu durum, küresel emtia piyasalarında demir cevheri fiyatlarının gerilemesine yol açtı. 16 Ocak 2026 tarihinde kaydedilen veriler, piyasalardaki düşüş eğilimini net bir şekilde ortaya koydu.
Piyasa Verileri ve Haftalık Düşüş
Demir cevheri vadeli işlemleri, haftayı sınırlı da olsa kayıplarla tamamladı. Çin'in Dalian Emtia Borsası'nda işlem gören ve en yüksek hacme sahip Mayıs vadeli kontrat, gündüz seansını ton başına 812 yuan (yaklaşık 116,55 dolar) seviyesinden kapattı. Bu, bir önceki kapanışa göre %0,49'luk bir düşüş anlamına geliyor.
Singapur Borsası'ndaki gösterge niteliğindeki Şubat vadeli kontrat ise TSİ 08.00 itibarıyla %0,57 gerileyerek ton başına 106,3 dolara indi. Haftalık bazda değerlendirildiğinde, Singapur'daki kontratta %1,8'lik, Dalian'dakinde ise %0,3'lük bir düşüş kaydedildi.
Stoklar Rekor Kırarken Talep Düşüyor
Fiyatlar üzerindeki baskının arkasında, temel piyasa göstergelerindeki olumsuz seyir yatıyor. Mysteel tarafından 15 Ocak'ta açıklanan verilere göre, Çin'in ana limanlarındaki ithal demir cevheri stokları sekiz haftadır kesintisiz artış gösterdi. Stoklar, 165,6 milyon tonla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu rekor stok seviyesine karşılık, talep tarafındaki göstergeler zayıflığını sürdürüyor. Çelik üreticilerinin stokları haftalık bazda %2,1 azalırken, limanlardaki demir cevheri işlem hacmi çarpıcı bir şekilde, %20,3 geriledi. Yüksek fiyatlar ve düşük kârlılık, çelik fabrikalarını yeni hammadde alımlarında son derece temkinli davranmaya itiyor.
Diğer Emtialar ve Gelecek Beklentileri
Diğer metalurjik hammaddelerde de benzer bir tablo gözlemlendi. Dalian'da işlem gören koklaşabilir kömür fiyatları %1,47, kok fiyatları ise %1,52 değer kaybetti. Buna karşın, Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'nda inşaat çeliği ürünlerinin çoğunda yükselişler kaydedildi.
Piyasa uzmanları, orta vadede Çin'deki iç çelik talebinin zayıf seyrinin sürmesinin, demir cevheri fiyatları üzerindeki baskıyı devam ettirebileceğini öngörüyor. Arz fazlasının belirginleştiği ve talebin canlılığını yitirdiği mevcut ortamda, fiyatlardaki oynaklığın sürmesi bekleniyor.