Küresel petrol piyasaları, ABD'deki siyasi gelişmelerin yarattığı dalgalanmalarla hareketli bir seyir izliyor. Eski Başkan Donald Trump'ın yeniden seçilme ihtimalinin artması, piyasalarda risk iştahını değiştirerek petrol fiyatlarında belirgin bir düşüşe yol açtı.
Seçim Senaryolarının Piyasa Etkisi
ABD Başkanlık seçimleri öncesinde yapılan ilk tartışmanın ardından, Donald Trump'ın seçimi kazanma olasılığının arttığı yönündeki değerlendirmeler, emtia piyasalarında hızlı bir tepkiye neden oldu. Yatırımcılar, Trump'ın potansiyel enerji politikalarını ve bunun küresel arz-talep dengesine etkilerini yeniden değerlendirmeye başladı. Bu değerlendirmelerin sonucunda, Brent petrolün varil fiyatı 82 dolar seviyesinin altına gerileyerek 81.86 dolara kadar indi.
Teknik Analiz ve Piyasa Göstergeleri
Piyasa verilerine göre, West Texas Intermediate (WTI) tipi ham petrolün Temmuz vadeli işlemleri de 78 dolar seviyesinin altında işlem görerek 77.91 dolara geriledi. Bu düşüş, sadece siyasi gelişmelere değil, aynı zamanda ABD'deki ham petrol stoklarındaki beklenen artışa yönelik tahminlere de bağlanıyor. Uzmanlar, ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) açıklayacağı stok verilerinin piyasayı yönlendirmede kritik bir rol oynayacağını belirtiyor.
Teknik analiz açısından bakıldığında, Brent petrol için 82.30 dolar seviyesinin direnç, 81.20 dolar seviyesinin ise destek noktası olarak öne çıktığı görülüyor. WTI için ise bu seviyeler sırasıyla 78.50 dolar (direnç) ve 77.10 dolar (destek) olarak kaydedildi. Bu seviyelerin aşılması durumunda fiyat hareketlerinin hızlanabileceği öngörülüyor.
Gelecek Günlere İlişkin Beklentiler
Petrol piyasalarının önümüzdeki dönemde bir dizi önemli faktör tarafından şekilleneceği anlaşılıyor. ABD'deki seçim süreci, OPEC+ ülkelerinin üretim politikaları ve küresel ekonomik büyümeye ilişkin veriler, fiyatların yönünü belirleyecek başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor. Özellikle Trump'ın seçim vaatleri arasında yer alan ve yerli enerji üretimini artırmaya yönelik politikalar, uzun vadede arz tarafında bir genişlemeye yol açabilir. Bu durum, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturma potansiyeli taşıyor.
Sonuç olarak, küresel petrol piyasaları siyasi belirsizlikler karşısında hassasiyetini korumaya devam ediyor. Yatırımcılar, hem siyasi riskleri hem de temel arz-talep göstergelerini yakından takip ederek, piyasadaki olası fırsat ve riskleri değerlendiriyor. Önümüzdeki haftalarda açıklanacak ekonomik veriler ve politika açıklamaları, petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların devam edip etmeyeceğini netleştirecek.