Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, pladis ve GODIVA Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, kişisel internet sitesinde yayınladığı 'Hatalar kaçınılmazdır' başlıklı yazısında insanın hata yapma doğasına ve bu hatalardan nasıl ders çıkarılacağına dair derin bir analiz sundu. Ülker, yazısında hem kişisel hem de profesyonel hayatta karşılaşılan zorluklara ışık tutarak, okuyuculara rehberlik edecek değerli bilgiler paylaştı.
Hataların İnsan Doğasındaki Yeri
Murat Ülker, yazısının başında 'Hatasız kul olmaz' deyimini hatırlatarak, insanın doğası gereği hata yapmaya meyilli olduğunu vurguladı. Ülker, bu durumu heykeltıraş Meriç Hızal'ın 'Rönesans’ta İki Alçakgönüllü Bir Paftada' adlı eseri üzerinden örneklendirdi. Bu eserde, Mimar Sinan'ın kendisini 'El fakir ül Hakir Sinan' şeklinde tanımlaması ile Michelangelo'nun alçakgönüllü ifadeleri bir araya getiriliyor. Ülker, bu örneklerin insanın tevazu ve hata kabulü konusundaki evrensel yaklaşımını yansıttığını belirtti.
Hataların İşlevi ve Önemi
Ülker, hataların özellikle yenilikçi ve sınırları zorlayan işlerde kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Daha önce denenmemiş projelerde, takip edilecek bir iz veya 'know-how' bulunmadığı için hata yapma olasılığının arttığını açıkladı. Ancak Ülker, asıl önemli olanın bu hatalardan ders çıkarmak ve tekrarlanmasını önlemek olduğunu vurguladı. Aksi takdirde, hataları saklamanın tehlikeli bir alışkanlık haline gelebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Parrish'in Dört Adımlı Hata Yönetimi
Murat Ülker, yazısında Parrish'in hataları daha iyi yönetmek için önerdiği dört adımlı sistemi detaylandırdı. Bu adımlar şu şekilde sıralanıyor:
- Sorumluluğu Üstlenmek: Hatanın erken kabulü ve düzeltilmesi, zaman kazandırarak hatanın büyümesini engeller.
- Ders Çıkarmak: 'Hata yaptım' ifadesini, 'ne öğrendim' sorusu takip etmelidir.
- Bir Sonraki Sefer Daha İyisini Yapmak: Kararlılıkla bir sonraki adımda daha iyi performans sergilemek hedeflenmelidir.
- Oluşan Hasarı Onarmak: Hatanın yol açtığı zararları telafi etmek için gerekli adımlar atılmalıdır.
Karar Verme Sürecinin Aşamaları
Ülker, Parrish'in karar vermeyi birkaç aşamalı bir süreç olarak ele aldığını belirterek, bu aşamaları şöyle açıkladı:
1) Problemi Tanımlamak: Sorunu doğru tanımlamak, çözüme giden yolda kritik öneme sahiptir. Yanlış tanım, yanlış çözümlere yol açabilir. Ülker, burada iki ilkenin altını çizdi: problemi tanımlama sorumluluğunu üstlenmek ve jargondan kaçınmak. Ayrıca, kök nedenin tespiti için 'problem çözüm güvenlik duvarı' yaklaşımını önerdi.
2) Olası Çözümleri Bulmak: Problem netleştikten sonra, tek bir çözüme odaklanmaktan kaçınılmalıdır. Ülker, 'Stockdale paradoksu'ndan bahsederek, umudu korurken gerçeklerle yüzleşmenin önemini vurguladı. Ayrıca, 'bütünleştirici düşünme' yöntemiyle farklı seçeneklerin birleştirilerek daha iyi çözümler üretilebileceğini belirtti.
3) Seçenekleri Değerlendirmek: Seçeneklerin çok olması avantaj sağlasa da, doğru değerlendirme sistemi kurmak şarttır. Ülker, kriterlerin netleştirilmesi ve 'kriterler savaşı' yöntemiyle önceliklerin belirlenmesini önerdi. Bilgi toplama sürecinde ise 'ilgili bilgi ilkesi'ne dikkat çekti.
4) Uygulamak ve Zamanlamak: Kararın uygulanması, geri döndürülebilirlik ve hata maliyetine göre zamanlanmalıdır. Ülker, Parrish'in 'Dur, Değerlendir, Anla' ilkesini hatırlatarak, uygulama aşamasında dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı.
İyi Kararın Tanımı ve Uzun Vadeli Etkileri
Murat Ülker, bir kararın işe yaraması ile iyi olmasının aynı şey olmadığını vurguladı. Ülker, Charles Dickens'ın 'Bir Noel Şarkısı' eserindeki Ebenezer Scrooge karakterini örnek göstererek, kararların uzun vadeli sonuçlarını düşünmenin önemine değindi. Scrooge'un hayat boyu verdiği kararların, ölümünden sonra nasıl algılandığını görmesi, onun pişmanlık yaşamasına neden olmuştur.
Hedonik Koşu Bandı ve Memento Mori
Ülker, psikologlar Philip Brickman ve Donald T. Campbell'ın 'hedonik koşu bandı' terimini açıklayarak, insanın sürekli yeni hedefler peşinde koşma eğilimini anlattı. Statü ve başarı odaklı hedeflerin, kısa süreli mutluluk sağladığını ancak kalıcı tatmin getirmediğini belirtti. Ülker, 'Memento Mori' (Ölümü Hatırla) tekniğini önererek, hayattaki öncelikleri belirlemede bu yaklaşımın yardımcı olabileceğini ifade etti.
Steve Jobs'ın ölüm düşüncesinin karar verme sürecindeki etkisine de değinen Ülker, insanın asıl önemli olan şeylere odaklanması gerektiğini vurguladı. Ülker, yazısını Parrish'in 'Sağduyulu karar vermek yeteneği öğretilemez ama öğrenilebilir' sözüyle tamamlayarak, okuyuculara berrak düşünme ve doğru karar verme konusunda ilham vermeyi amaçladı.