Türk Telekom Ventures PİLOT Programı 14. Dönemi Başladı, Hedef Yeni Unicorn'lar
Türk Telekom PİLOT Programı 14. Dönem Başvuruları Açıldı

Türk Telekom Ventures PİLOT Programı 14. Dönemi Başladı

Türk Telekom'un girişim sermayesi şirketi Türk Telekom Ventures, dijital geleceğe yatırım amacıyla hayata geçirdiği PİLOT hızlandırma programının 14. dönem başvurularını açtı. 10 Şubat 2026 tarihinde başlayan başvuru süreci, mayıs ayına kadar ttventures.com.tr adresi üzerinden devam edecek.

Küresel Büyüme Hedefiyle Yola Çıkıyor

Program, teknoloji odaklı yenilikçi fikirleri küresel ölçekte iş modellerine dönüştürmeyi amaçlıyor. Seçilen girişimlere sadece finansal destek değil, aynı zamanda dünya pazarlarına açılmak için stratejik bir yol arkadaşlığı sunuluyor. 600 milyon doları aşan portföy değeri ile PİLOT, Türkiye'den yeni unicorn'lar (1 milyar dolar değerindeki girişimler) çıkarma hedefini sürdürüyor.

131 Girişime 3.2 Milyon Dolar Destek

Türk Telekom Ventures Genel Müdürü Muhammed Özhan, programın başarısını somut verilerle paylaştı. Bugüne kadar 131 girişime toplam 3.2 milyon dolarlık nakit ve yatırım desteği sağlandığını belirten Özhan, mezun girişimlerden 78'inin dışarıdan 58 milyon dolarlık yatırım aldığını ifade etti.

Özhan, "Ülkemizin girişim ekosistemini 15 yıla yakın süredir gururla sahipleniyoruz. Hem Türkiye'deki çalışma alanlarımızla hem de ABD'deki ofislerimizle girişimcilerimize fiziki ve stratejik destek sağlıyoruz. Hedefimiz, Türkiye'den dünyaya açılan yeni 'unicorn'lar çıkararak ülkemizin teknoloji ekosistemini global seviyeye taşımaktır" dedi.

12 Haftalık Yoğun Gelişim Süreci

PİLOT programına kabul edilen girişimler, 12 haftalık yoğun bir gelişim sürecine dahil oluyor. Bu süreçte girişimcilere:

  • 450'nin üzerinde alanında uzman isimden mentorluk
  • Ücretsiz ofis alanları ve teknik altyapı desteği
  • Stanford Üniversitesi iş birliği kapsamında Silikon Vadisi deneyimi

gibi kritik imkanlar sağlanıyor. Programı başarıyla tamamlayan ekipler, ABD'de özel olarak tasarlanan hızlandırma programına katılarak uluslararası yatırımcı ağlarına doğrudan erişim sağlayabiliyor.

Enerjisa Teknoloji Girişimlerini İş Birliğine Davet Ediyor

Enerji sektörünün öncü oyuncusu Enerjisa, dijitalleşme sürecini hızlandırmak için teknoloji girişimlerini iş birliğine çağırdı. Şirket, dağıtım, perakende ve e-mobilite alanlarında tanımlı iş ihtiyaçlarına çözüm üretebilen şirketlerle uzun vadeli iş birlikleri kurmayı hedefliyor.

Üç Temel Kriter Aranıyor

Başvuru yapacak projelerin şu üç temel kriteri karşılaması bekleniyor:

  1. Operasyonel verimliliği artıracak, mevcut süreçleri hızlandıran çözümler
  2. Bakım ve işletme maliyetlerinde somut tasarruf sağlayan uygulamalar
  3. Mevcut hizmetlerin satışını artıran veya yeni gelir kanalları yaratan projeler

Enerjisa, canlı saha ve kurumsal verilerini kullanarak projelerini pilot etme imkânı sunacak. Başarılı olan girişimler, uzun vadeli ticari iş birliği ve güçlü bir referansla ölçeklenme fırsatı elde edecek.

Thud e-Robotics'ten Kahve Sektörüne Devrim: X Barista

Yerli girişim Thud e-Robotics, kahve sektöründeki "nitelikli barista" ve "standart lezzet" sorununa yapay zekâ tabanlı robotik çözüm getiriyor. Şirketin geliştirdiği X Barista adlı ürün, latte art gibi üst düzey ustalık gerektiren estetik hareketleri insansı bir biçimde gerçekleştirebilen tamamen insansız bir robotik kahve noktası olarak hizmet veriyor.

Teknoloji İhracatı Hedefi

Thud e-Robotics CEO'su Önder Akyazıcı, vizyonlarının insan dokunuşunu ortadan kaldırmak değil, onu teknolojiyle destekleyerek daha sürdürülebilir ve erişilebilir hale getirmek olduğunu vurguluyor. Bu teknoloji sayesinde işletmeler, 7/24 standart kalitede hizmet sunarken düşük operasyon maliyeti ve yüksek verimlilik avantajı elde ediyor.

Akyazıcı, çalışmalarının sadece kahve ile sınırlı kalmayacağını, insan ustalığını temel alan farklı sektörlerde de fiziksel yapay zekâ tabanlı çözümler geliştirmek için güçlü bir zemin oluşturduklarını ifade ediyor.

Şirketlerin Dijital Kalbi Tehlikede: Siber İhmalin Maliyeti

İş dünyasında dijitalleşme süreçleri hızlanırken, siber güvenlik ihmallerinin maliyeti de her geçen gün ağırlaşıyor. Fidye yazılımları ve veri sızıntıları, artık doğrudan şirket bilançolarını ve marka değerini tehdit eden kritik bir risk kalemine dönüştü.

ERP Sistemleri Hedefte

Industrial Application Software (IAS) CTO'su Bahtiyar Tan, ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemlerindeki güvenlik açıklarının şirketleri milyonlarca liralık zarara sürükleyebileceğine dikkat çekti. Tan, siber saldırıların gerçek maliyetinin genellikle buzdağının görünmeyen kısmı olduğunu vurguladı.

Tan, "Siber güvenlik ihlallerinin maliyeti, çoğu zaman yalnızca fidye bedelleri veya BT onarım harcamalarıyla sınırlı kalmıyor. Üretim hatlarının durması, teslimatların aksaması, kritik Ar-Ge bilgilerinin sızması ve müşteri verilerinin ortaya çıkması gibi sonuçlar şirketleri uzun vadeli bir güven ve itibar kaybıyla karşı karşıya bırakıyor" dedi.

Dağınık Sistem Riski

Birçok kurumda verilerin hâlâ farklı yazılımlar, yerel sunucular ve manuel dosyalar arasında dağınık şekilde tutulması, güvenlik zafiyetini artıran en büyük etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre çözüm, veriyi tek bir merkezde toplayan bütünleşik ERP platformlarına geçişte yatıyor.