Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB), Türkiye'nin önde gelen sanayi üslerinden biri olarak hem istihdam hem de ihracat rakamlarıyla göz doldurmaya devam ediyor. Bölge, sürdürülebilir büyüme, çevre dostu üretim anlayışı ve güçlü altyapı yatırımlarıyla sektörde fark yaratıyor.
Rakamlarla AOSB'nin Gücü
AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin ulaştığı başarılı noktayı somut verilerle açıkladı. Sütcü'nün paylaştığı bilgilere göre, 2 bin 227 hektarlık bir alana yayılan organize sanayi bölgesinin doluluk oranı %99 seviyesinde. Bölgede faaliyet gösteren 498 firma, toplamda 41 bin 865 kişiye doğrudan istihdam olanağı sağlıyor. İhracat performansı ise oldukça dikkat çekici; AOSB'de yer alan firmaların toplam ihracat hacmi 1,8 milyar doları bulmuş durumda.
Gelecek 50 Yılı Planlayan Yatırım Anlayışı
Başkan Bekir Sütcü, AOSB'nin kuruluşundan bu yana benimsediği stratejik vizyona dikkat çekti. Sütcü, "Kuruluşumuzdan bu yana her yatırımımızı ülkemizin üretim gücüne ve gelecek kuşaklara değer katmak için planladık. Her yatırımımızı günü kurtarmak adına değil, gelecek 50 yılı planlayarak projelendirdik" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın, bölgenin Türkiye sanayisinin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline gelmesindeki en önemli etken olduğunu vurguladı.
Üretimden Fazlası: Bütünleşik Bir Yaşam Modeli
Adana Hacı Sabancı OSB'yi sadece bir üretim alanı olarak görmenin eksik bir bakış açısı olacağını belirten Sütcü, bölgenin aynı zamanda çalışanların ve ailelerinin yaşam kalitesini yükselten bütünleşik bir model olduğunu kaydetti. "Her yatırım geleceğe bırakılmış bir değer zinciridir" diyen Sütcü, sözlerini şöyle sürdürdü: "AOSB, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda eğitim, çevre, sosyal sorumluluk ve teknolojiyle bütünleşmiş bir sanayi modelidir. Sanayicilerimizin başarısı, bizim en büyük motivasyonumuzdur. Adana'dan dünyaya uzanan bu güçlü sanayi zincirini hep birlikte büyütmeye devam edeceğiz."
AOSB'nin bu başarısı, bölgesel kalkınmaya yaptığı katkının yanı sıra, uzun vadeli ve sürdürülebilir planlamanın sanayiye nasıl istikrar ve büyüme getirdiğinin de somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.