Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerindeki mevcut seviye ve önümüzdeki döneme ilişkin karşılıklı ticaret potansiyeli, son dönemin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Türk lirasının reel olarak değerli kalması ve bu durumun devam edecek olması nedeniyle rekabetçilik artık dış talebe ve pazarlama faaliyetlerine daha fazla bağımlı hale geliyor. Bu nedenle yurtdışı talebin nasıl oluştuğunu bilmek ve buna ayak uydurmak büyük önem taşıyor.
Ana ihracat pazarlarımızda uzun süredir ciddi dış talep sorunları yaşansa da, yakın dönemde İSO İhracat İklimi Endeksi verileri kısmi bir toparlanmaya işaret ediyor. Dış pazarlarda bir toparlanma söz konusu ancak talebin şeklinin de değişmeye başladığını gözden kaçırmamak gerekiyor. Son verilere göre, AB'nin 150 Euro ve altındaki e-ticaret ithalatı son dönemde ciddi şekilde arttı.
AB'de 150 Euro Altı İthalatta Rekor Artış
AB Komisyonu verilerine göre, 150 Euro ve altındaki e-ticaret ithalatı son dört yılda önemli bir sıçrama gösterdi. 2022'de 12,3 milyar Euro olan bu rakam, 2023'te 21,2 milyar Euro'ya, 2024'te 40,6 milyar Euro'ya ve 2025'te 51,9 milyar Euro'ya ulaştı. Bu artış, AB Komisyonu'nun bu alanı regüle edebilmek için önemli adımlar atmasına neden oldu. Hatta bazı ülkelerden gelecek ürünlere ve miktarlara kısıtlamalar getirildi.
Ancak AB'nin bu alana yönelik düzenlemelerinde Türkiye'nin Gümrük Birliği avantajı korundu. Önümüzdeki dönemde Gümrük Birliği'nin olası revizyonu ile birlikte daha ciddi bir potansiyel oluşacağı belirtiliyor. E-ihracata aracılık eden platformların temsilcilerinin açıklamalarına göre, AB'ye olan e-ihracat şu an 2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak Gümrük Birliği avantajı ile bu rakamın 20 milyar dolara kadar çıkabileceği ifade ediliyor.
İki Büyük Risk ve Çözüm Adımları
Bu potansiyelin kullanılabilmesi için iki büyük risk bulunuyordu. İlki, AB'nin Türkiye'yi vergi düzenlemesinin içine alma riskiydi. Bu konu Ticaret Bakanlığı'nın girişimleri ve çabaları ile engellendi. Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi kapsamında hızlı kargo ve posta yoluyla AB'ye gönderilen 150 Euro ve altındaki ürünlerde A.TR Dolaşım Belgesi'nin beyan verilerinden otomatik oluşturulmasını sağlayan elektronik sistem kullanıma sunuldu.
İkinci engel ise geçmişte hayata geçirilen ve o günün koşullarında ihtiyacı karşılayan ancak bugün mutlaka gözden geçirilmesi gereken, halk arasında Elektronik Ticaret Kanunu olarak bilinen kanun. Söz konusu regülasyonun şu anki hali, KOBİ'lerin e-ihracatına olanak tanıyan yegane platform olan pazaryerlerine ilave mali yükler getiriyor. Bu durum reklam, tanıtım ve lojistik altyapı yatırımları konusunda kaynak üretmeyi zorlaştırıyor ve KOBİ'lere de ilave yükler çıkarıyor.
Elektronik Ticaret Kanunu Güncellenmeli
AB'deki bu e-ihracat potansiyelini kullanabilmek için söz konusu kanunda mutlaka günün koşullarına uygun gözden geçirmelerin yapılması gerekiyor. Türkiye'nin bu potansiyeli değerlendirebilmesi için mevzuatın KOBİ'lerin ve pazaryerlerinin önünü açacak şekilde revize edilmesi büyük önem taşıyor. Aksi takdirde, AB pazarındaki bu büyüyen e-ticaret hacminden yeterince pay alınamayacağı ve 20 milyar dolarlık hedefe ulaşılamayacağı belirtiliyor.



