Türkiye, dünya kuruyemiş üretiminde önemli bir konuma sahip. Ancak ihracatta karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, zehirli ve kanserojen etkileri olan mikotoksin bulaşanları. Bu tehditle mücadele etmek için harekete geçen yetkililer, 'çiftlikten sofraya' adını verdikleri yeni ve kapsamlı bir strateji benimsedi.
Fındık ve Antep Fıstığında Kritik Uyarılar
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hazırladığı yeni kılavuz, özellikle stratejik ürünlerimizden fındık ve Antep fıstığı için hayati öneriler içeriyor. Fındıkta, yerden toplama sırasında topraktaki küflerle temas riskinin yüksek olduğu vurgulanıyor. Bu nedenle ürünün toprakla bağının hemen kesilmesi gerekiyor.
Kılavuzda, fındık kokarcası ve dalkıran gibi zararlıların kabukta açtığı deliklerin, mantar sporlarının içeri ulaşmasına yol açtığı belirtiliyor. Bahçelerin yabancı otlardan arındırılması ve fındığın olgunlaşır olgunlaşmaz toplanması en önemli tedbirler arasında. Yerden toplama yapılacaksa, fındığın yere düştüğü anda alınması şart.
Antep fıstığı içinse hasattan sonraki ilk 24 saat çok kritik. Kabuk soyma ve kurutma işleminin bu süre içinde fabrikada tamamlanması, zehirli oluşumların önlenmesinde kilit rol oynuyor.
Depolama ve Ambalaj Hatalarına Dikkat
Rehber, yüksek yağ içeriğine sahip ceviz ve badem gibi ürünlerin saklanma koşullarına da dikkat çekiyor. Bu ürünlerin 10 derecenin altındaki soğuk ve nemsiz depolarda muhafaza edilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.
Üreticilerin sıklıkla yaptığı bir hata olan naylon çuval kullanımı ise rehberde açıkça 'risk artırıcı faktör' olarak tanımlandı. Havasız kalan ürünlerde küf gelişimi hızlanıyor. Bu nedenle tüm süreçlerde hava dolaşımına izin veren ambalajların ve paslanmaz ekipmanların kullanılması teşvik ediliyor.
"3 Milyar Dolarlık İhracatı Korumak İçin Titiziz"
Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜKSİAD) Başkanı Murat Yıldırım, sektörün geldiği noktayı rakamlarla açıkladı. Yıldırım, 2025 yılında 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini ve son iki yıldır yıllık 400-500 bin ton ürün ihraç ettiklerini söyledi. İhracatta fındığın açık ara lider olduğunu, kuru kayısı, incir ve ay çekirdeğinin de lokomotif ürünler arasında yer aldığını belirtti.
Mikotoksin riskinin zaman zaman ortaya çıktığını kabul eden Yıldırım, 'üretimden ihracata kadar son derece titiz bir kontrol mekanizması' yürüttüklerini ifade etti. AB'ye ihraç edilmek istenen Antep fıstığının iade edilmesini önemli bir örnek olarak gösterdi.
Yıldırım, AB'ye kabul edilmeyen ürünlerin iç piyasaya sunulduğu yönündeki algının da yanlış olduğunu vurguladı. Analizlerde sorun çıkan ürünlerin farklı ülke pazarlarına yönlendirildiğini veya iyileştirme prosedürlerinden geçirildiğini açıkladı. İthal ürünlerin de girişte benzer kontrollerden geçtiğini, uygunsuz bulunanların iade edildiğini veya imha edildiğini sözlerine ekledi.
Türkiye, küresel kuruyemiş pazarındaki konumunu korumak ve güçlendirmek için tüm paydaşlarıyla birlikte bu yeni stratejiyi kararlılıkla uygulamaya hazırlanıyor.