Dünya mobilya sektörünü İstanbul'da bir araya getiren ve sektörün en prestijli ilk üç buluşmasından biri olarak kabul edilen Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF 2026), görkemli bir törenle kapılarını açtı. Yoğun katılımın gözlendiği açılış, mobilya endüstrisinin küresel ölçekteki önemini bir kez daha ortaya koydu.
Açılış Töreninde Üst Düzey Katılım
Fuarın açılış töreni, Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç'in ev sahipliğinde gerçekleşti. Törene Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve İstanbul Valisi Davut Gül teşrif ederken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ile İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de katılım gösterdi. Modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturan fuar, küresel bir platform olma özelliği taşıyor.
MOSFED Başkanı'ndan Önemli Mesajlar
Açılışta konuşan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, dünyanın yeni bir döneme girdiği, ticaret dengelerinin değiştiği ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir süreçte İstanbul ve Türkiye'nin sahip olduğu üretim kapasitesi, esnekliği ve coğrafi avantajlarıyla önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Güleç, "Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı, işte bu fırsatların somutlaştığı, ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platform" ifadelerini kullandı.
Güleç, IIFF 2026'da Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Amerika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan gelen toplam 3.000 markanın, en yeni ürün ve koleksiyonlarını 150'yi aşkın ülkeden gelen alıcılar ve sektör profesyonelleriyle buluşturduğunu belirtti. "Bugün dünya mobilyasının ticareti, iş birlikleri ve vizyonu İstanbul'da şekilleniyor" diyerek fuarın küresel önemine dikkat çekti.
Sürdürülebilirlik ve Küresel Rekabet
Türkiye mobilya sektörünün sürdürülebilirlik odağında dönüştüğünü ve ihracatta güçlenerek yoluna devam ettiğini ifade eden Güleç, sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu kaydetti. Doğaya saygılı üretim, sorumlu kaynak kullanımı ve uzun ömürlü tasarım anlayışının Türk mobilya sektörünün küresel rekabet gücünün temel unsurları arasında yer aldığını söyledi.
"Türk mobilya sektörü; geleneğinden aldığı ilhamı modern tasarımla buluşturan, el işçiliğini ileri üretim teknolojileriyle birleştiren çok güçlü bir noktaya ulaştı. Artık yalnızca üreten değil; tasarlayan, yenilik geliştiren ve küresel pazarlarda söz sahibi olan bir sektörden söz ediyoruz" diyen Güleç, hedeflerinin Türk mobilyasını tasarımı, kalitesi ve sürdürülebilirliğiyle dünyada referans alınan bir marka haline getirmek olduğunu dile getirdi.
Ticaret Bakanı'ndan İhracat Vurgusu
Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye'nin her geçen gün ihracat başarısını artırdığını ve bu başarıda mobilya sektörünün önemli bir söz sahibi olduğunu belirtti. Mobilya sektörünün 20 yılı aşkın süredir net ihracatçı konumunu başarıyla sürdürdüğünü ifade eden Bolat, 2025 yılında mobilya ihracatının bir önceki yıla göre yüzde 1,8 oranında artış göstererek yaklaşık 4,6 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıkladı.
Bolat, Türkiye'nin dünyada en fazla mobilya ihracatı gerçekleştiren ilk 10 ülke arasına girdiğini hatırlatarak, sektöre yönelik destekleri şu şekilde sıraladı:
- Mobilya sektörü özelinde 42 farklı iş birliği kuruluşu tarafından yürütülen toplam 68 UR-GE projesi destek kapsamına alındı.
- Bu projelerden 17 tanesi halihazırda aktif olarak yürütülüyor.
- Mobilya sektörüne yönelik "Heartmade Furniture" Turquality Tanıtım Projesi hayata geçirildi.
- "Yeşil Mutabakata Uyum Projesi" (Responsible Programı) kapsamında firmaların danışmanlık hizmeti giderleri destekleniyor.
Responsible Programı kapsamında halihazırda 134 firmanın yer aldığını ve bu firmalardan 10'unun mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Bolat, "İhracatçılarımızın yanındayız" mesajını verdi.
İstanbul Valisi'nden Fuara Tam Destek
İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul'un ticaretin merkezi ve dünyaya açılan kapı olduğunu vurguladı. "Türkiye'nin her tarafında dünyanın her tarafında üretenler İstanbul'da görücüye çıkıyor" diyen Gül, mobilya sektörünün ihracatın fazla olmasının ötesinde emek yoğun bir sektör olması ve hammaddesinin yerli malzemeler olması açısından çok kıymetli olduğunu ifade etti.
Gül, fuarın ilave alanları yapıldığında dünyadaki sayılı fuarlardan biri haline geleceğine inandığını söyledi.
TİM Başkanı: Mobilyanın Yeni Ticaret Başkenti İstanbul
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, mobilyanın yeni ticaret başkentinin İstanbul olduğunu ilan etti. "Bugün Köln Fuarı zayıflarken, Milano yerinde sayarken; İstanbul Mobilya Fuarı büyüyorsa, koleksiyonlarımızı sergilemeye salonlar yetmiyorsa, dünyanın dört bir yanından binlerce alıcı buraya geliyorsa bunun tek bir anlamı var: Mobilyanın yeni ticaret başkenti İstanbul'dur" dedi.
Gültepe, kaliteli bir ürün üretmenin işin sadece yarısı olduğunu, o ürünü hak ettiği şekilde tanıtabildiklerinde ve doğru alıcıyla buluşturduklarında işi tamamlamış olacaklarını belirtti. İstanbul Mobilya Fuarı'nda tam da bunu yapmaya çalıştıklarını ifade eden Gültepe, Türk mobilya sektörünün üretim ve tasarım gücünü, kalitesini dünyanın dört bir yanından gelen alıcılara tanıttıklarını söyledi.
İTO Başkanı: Güvenilir Tedarikçi Kimliği Önemli
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türk mobilya sektörünün verimliliği, kalitesi ve ihracat kapasitesiyle adından söz ettirdiğini vurguladı. Mobilya sektörünün çağın gereklerine adapte olmayı başaran sektörlerin başında geldiğini belirten Avdagiç, kamu-özel sektör ve tasarım ekosisteminin birlikte hareket ettiğinde ve dijital ve yeşil dönüşümü gerçekleştirdiklerinde mobilya sektörünün Türk tarzını tüm dünyada yaygınlaştıracağını ifade etti.
Avdagiç, mobilyada rekabetin sadece fiyata odaklanmadığını, fiyatla birlikte nitelikli ürün, hızlı teslimat, güçlü tasarım ve daha da önemlisi "güvenilir tedarikçi" kimliğinin de önemli olduğunu söyledi. Bu özelliklerin Türk sektöründe bulunduğunu ve bunun en büyük avantajları olduğunu kaydetti.
Kuzey Amerika ve Avrupa pazarlarının dünya mobilya ticaretindeki yüksek talep düzeylerini koruduğunu belirten Avdagiç, bu pazarların stratejik hedef pazarlar olmayı sürdürdüğünü ve Türk firmalarının bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. İstanbul Mobilya Fuarı'nın bu hedeflere ulaşılacağının müjdecisi olduğunu söyleyen Avdagiç, fuarın Türk mobilya sektörünün küresel pazarlardaki algısını şekillendiren, markalaşma sürecini hızlandıran ve uzun vadeli ihracat stratejilerine zemin hazırlayan önemli bir kaldıraç işlevi gördüğüne inandığını dile getirdi.
150'den Fazla Ülkeden Profesyonel Ziyaretçi
"Sürdürülebilirlik" temasıyla kapılarını açan IIFF 2026, 150'den fazla ülke ve bölgeden 150 bini aşkın profesyonel ziyaretçiyi ağırlayacak. İç mimarlar, dekoratörler, zincir mağaza yöneticileri, ithalat ve ihracat profesyonelleri, otel satın alma yöneticileri ve tasarımcıların yoğun ilgi gösterdiği fuar, yeni iş birliklerine ve ihracat fırsatlarına kapı aralayacak.
Sürdürülebilir üretim anlayışı, yenilikçi tasarımlar ve ihracat odaklı yaklaşımı bir araya getiren fuar, modern ve modüler mobilyalardan lüks tasarımlara, ofis-otel ve dış mekân mobilyalarından yatak, çocuk ve genç odası koleksiyonlarına kadar sektörün tüm ürün gruplarını tek çatı altında buluşturuyor. Bu kapsamlı buluşma, Türk mobilya sektörünün küresel arenadaki yükselişinin en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.