TÜBİTAK'tan Yerli Nohut Projesine Onay
Akdeniz Üniversitesi Serik Gülsün-Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duygu Sarı Yol'un liderliğindeki ekip tarafından hazırlanan "Yüksek Sıcaklık Stresine Dirençli Nohut Islahı İçin Türler Arası Melezleme" başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından resmen kabul edildi. Antalya'da yürütülen bu önemli çalışma, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı tarımsal sürdürülebilirliği güçlendirmeyi amaçlıyor.
Verim Kaybını Önlemek İçin Yerli Çözüm
Doç. Dr. Duygu Sarı Yol, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, nohutun ani sıcaklık değişimlerinden ciddi şekilde etkilenen hassas bir bitki olduğunu vurguladı. Özellikle yüksek sıcaklık koşullarında, çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde önemli verim kayıplarının yaşandığını belirten Yol, "Verim kayıplarını en aza indirerek dayanıklı çeşitler elde etmek projenin temel amacını oluşturuyor. Yüksek sıcaklığa dayanıklı ve aynı zamanda verimi yüksek nohut çeşitleri geliştirerek, üreticinin ani sıcaklık değişimlerine rağmen istikrarlı ve güvenli şekilde üretime devam etmesini hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
Gen Aktarımı Yok, Melezleme Yöntemi Kullanılıyor
Projede, dışarıdan gen aktarımı yapılmadan, tamamen doğal yollarla melezleme ıslahı yönteminin kullanıldığı açıklandı. Doç. Dr. Yol, çalışmada yüksek sıcaklığa dayanıklı yabani nohut türünün kullanıldığına dikkat çekerek, "Bu türün sera koşullarında yüksek sıcaklıklara dayanıklı olduğunu ve çok yüksek sıcaklıklarda dahi bakla bağlayıp dane oluşturabildiğini gözlemledik. Bu dayanıklılığı kültür nohuduna aktarmayı amaçlıyoruz." şeklinde konuştu.
Projenin ilerleyen aşamalarında tescil ve ticarileştirme süreçlerinin planlandığını belirten Yol, bu sayede ülkemizde nohut üretiminin sürdürülebilirliğine önemli bir katkı sağlanacağını ifade etti. Ayrıca, yurt dışından bu türe yönelik yoğun talep olmasına rağmen, önceliğin melezleme yoluyla kültür nohuduna özellik aktarmak olduğu için şu aşamada paylaşım yapılmadığı vurgulandı.
Yerli Genetik Kaynaklar Korunuyor
Doç. Dr. Duygu Sarı Yol, projeyle sadece verimliliği artırmayı değil, aynı zamanda yerli genetik kaynakların korunmasını da amaçladıklarını sözlerine ekledi. Bu yaklaşım, Türkiye'nin tarımsal bağımsızlığı ve biyolojik çeşitliliğinin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor.



