Bazı sigorta şirketleri, maddi hasarlı trafik kazalarının ardından kazaya karışan sürücülerden olay yerindeyken WhatsApp üzerinden birbirlerine konum göndermelerini istiyor. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, bu uygulamanın mevzuatta zorunlu görülmediğini belirterek, konum paylaşımının yalnızca hasar inceleme süreçlerinde kullanılan yardımcı bir doğrulama yöntemi olduğunu kaydetti.
Konum Paylaşımı Mevzuatta Zorunlu mu?
Anadolu Ajansı'na konuşan Ahmet Yaşar, sigorta şirketlerinin hasar değerlendirme süreçlerinde tamamen tek tip bir uygulama bulunmadığını ancak süreçlerin ortak ve bağlayıcı bir mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Bazı şirketlerin kaza yerindeyken taraflardan WhatsApp üzerinden karşılıklı konum paylaşmasını talep ettiğini aktaran Yaşar, şu ifadeyi kullandı: "Maddi hasarlı trafik kazalarında tarafların WhatsApp üzerinden birbirlerine konum göndermesi, mevzuatta zorunlu tutulmuş bir uygulama değildir."
Yaşar, bu yöntemin bazı sigorta şirketlerince kazanın yeri ve oluş şeklinin doğrulanması amacıyla hasar inceleme süreçlerinde kullanılabildiğini dile getirdi. Konum paylaşımının her hasar dosyasında zorunlu bir belge gibi aranmaması gerektiğini vurgulayarak, "Şirketlerin, dosyanın özelliklerine göre kazaya ilişkin ek bilgi istemesi mümkündür. Ancak konumun her hasar dosyasında zorunlu bir belge gibi aranması yerine, tutanak, olay yeri fotoğrafları, sabit konum bilgisi ve diğer dosya belgeleriyle birlikte değerlendirme yapılması uygun olacaktır" dedi.
Hasar Dosyası Reddedilirse Ne Olur?
TSB Başkanı, konum paylaşılmamasının tek başına hasar dosyasının reddedilmesine gerekçe oluşturmayacağını açıkça ifade etti. Ahmet Yaşar, kazanın yeri veya gerçekleşme şekline ilişkin tereddüt bulunması hâlinde şirketin konum yerine başka bilgi ve belgelerle olayın doğrulanmasını talep edebileceğini söyledi. Nihai değerlendirmenin dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte incelenerek yapılması gerektiğini belirtti.
Yaşar, konum paylaşımının mevzuattan kaynaklanan zorunlu bir uygulama olmadığını, şirketlerin hasar incelemelerinde kullanabildiği yardımcı bir doğrulama yöntemi olduğunu yineledi. Sigortalıların, talebin reddedilmesi veya sürecin uzaması durumunda sigorta şirketinden yazılı ve gerekçeli bir açıklama talep ederek hukuki yollara başvurabileceğini de ekledi.
SEDDK Düzenlemeleri ve Standardizasyon
Ahmet Yaşar, sigortacılık mevzuatı, sigorta genel şartları ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) düzenlemelerinin; hasar ihbarı, eksper atanması, belge temini, tazminat hesabı, sigortalının bilgilendirilmesi ve ödemenin gerçekleştirilmesi aşamalarında şirketlerin uyması gereken temel esasları belirlediğini hatırlattı. Son dönemde yapılan düzenlemelerle eksper atama süreçleri, ekspertiz raporlarının içeriği ve araç hasarlarının değerlendirilmesi alanlarında standardizasyonun güçlendirildiğine dikkat çekti.
Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği ile eksper atamalarının daha objektif, dengeli ve izlenebilir şekilde yürütülmesinin amaçlandığını belirten Yaşar, motorlu araç sigortalarına ilişkin düzenlemelerde hasar, ağır hasar ve değer kaybı raporlarının belirli şablonlar ve ortak veri alanları üzerinden hazırlanmasının öngörüldüğünü ifade etti.
Şirketlerin Uygulamaları Farklı
Hasar ödemelerinin sigorta şirketlerinin maliyetleri içinde önemli bir paya sahip olduğunu söyleyen Yaşar, bu nedenle şirketlerin operasyonel yapılanmaları ve iç işleyişlerinin birbirinden ayrıştığını kaydetti. Şirketlerin dosya segmentasyonu, iç onay mekanizmaları, anlaşmalı servis ağı, sahte hasar tespit sistemleri, uzaktan ekspertiz, görüntülü hasar tespiti, otomatik belge kontrolü ve yapay zekâ destekli değerlendirme süreçlerini kendi risk politikaları ve teknolojik altyapılarına göre belirlediğini anlattı.
Sektörde hukuki ve teknik açıdan ortak asgari standartların bulunduğunu ancak bu standartların şirket içindeki uygulama biçiminin, kullanılan teknolojinin ve karar süreçlerinin şirketten şirkete değiştiğini dile getirdi. Yaşar, hasar süreçlerinde hız ve otomasyonun artırılmasının önemine işaret ederken, alınan kararların açıklanabilir, denetlenebilir, izlenebilir ve gerektiğinde insan kontrolüne açık olması gerektiğinin de altını çizdi.
Kaza Sonrası Yapılması Gerekenler
Vatandaşların kaza sonrası ne yapacaklarını, haklarını ve yükümlülüklerini bilmelerinin hasar sürecinin hızlı ilerlemesi için büyük önem taşıdığını ifade eden Ahmet Yaşar, TSB olarak bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Kaza sonrası öncelikle can güvenliğinin sağlanması, gerektiğinde sağlık ve kolluk birimlerine haber verilmesi ve zorunlu bir durum olmadıkça kaza yerinin terk edilmemesi gerektiğini hatırlattı.
Yaşar, kaza tespit tutanağının doğru şekilde düzenlenmesi, olay yeri ve araçlara ilişkin fotoğrafların çekilmesi, ilgili bilgi ve belgelerin muhafaza edilmesi ve hasarın gecikmeden sigorta şirketine bildirilmesi gerektiğini söyledi. Hasar dosyasının poliçe hükümleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek sonuçlandırıldığını anlattı.
Sigortalıların yalnızca yükümlülüklerini değil, haklarını da bilmelerini önemsediklerini söyleyen Yaşar, "Vatandaşların poliçelerinde yer alan teminatları ve teminat dışında kalan halleri incelemeleri, hasar dosyalarının hangi aşamada olduğunu takip etmeleri ve tazminat süreci hakkında sigorta şirketlerinden bilgi talep etmeleri mümkün" diye konuştu.



