Koruyucu Ailelerin Aile Yardımı Ödeneği Hakkı Netleşti
Memurların koruyucu aile olan çalışmayan eşlerinin, baktıkları çocuklar için aldıkları ödemelerin aile yardımı ödeneğini engelleyip engellemediği, yasal düzenlemeler ışığında açıklığa kavuştu. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuatlar, bu konuda net hükümler içeriyor.
Devlet Memurları Kanunu'nda Aile Yardımı Ödeneği
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 202'nci maddesi, evli memurlara aile yardımı ödeneği verilmesini düzenliyor. Maddeye göre, bu yardım memurun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ile çocukları için ödeniyor. Özellikle 0-6 yaş grubundaki çocuklar için artırımlı ödemeler söz konusu olabiliyor.
Koruyucu Ailelere Yapılan Ödemelerin Niteliği
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun 23'üncü maddesi, koruyucu ailelere korunmaya muhtaç çocukların bakımı karşılığında ödeme yapılabileceğini belirtiyor. Ancak bu ödemeler, gelir olarak nitelendirilmiyor. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda gelir, "bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı" şeklinde tanımlanıyor.
Koruyucu Aile Yönetmeliği'nin 24'üncü maddesi ise bu ödemelerin çocukların bakım, eğitim ve yetiştirilme harcamalarına karşılık olduğunu vurguluyor. Ayrıca, koruyucu ailelerden sosyal güvencesi olmayan eşlerin isteğe bağlı sigorta primlerinin Bakanlıkça karşılanabileceği hükme bağlanıyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Hukukçular, koruyucu ailelere yapılan ödemelerin gelir sayılmadığını ve bu nedenle aile yardımı ödeneği alınmasına engel teşkil etmediğini belirtiyor. İsteğe bağlı sigortalılık durumunda Devletçe prim ödenmesinin de tek başına aile yardımı ödeneğinin kesilmesine yol açmayacağı ifade ediliyor.
Ancak, isteğe bağlı sigortalılık sonunda gerekli prim ve yaş şartları sağlanarak bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alınmaya başlanması halinde, aile yardımı ödeneği hükümlerinin yeniden değerlendirilebileceği vurgulanıyor.
Sonuç
Koruyucu aile olan memur eşleri, baktıkları çocuklar için aldıkları ödemeler nedeniyle aile yardımı ödeneğinden mahrum kalmıyor. Yasal düzenlemeler, bu ödemelerin çocukların masraflarına yönelik olduğunu ve gelir niteliği taşımadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu durum, koruyucu aile uygulamasının teşviki açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.