Mardin'de 50 Yıllık Ahşap Beşik Geleneği Tek Ustada Yaşıyor
Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte geleneksel el sanatları ne yazık ki birer birer kaybolurken, Mardin'in Nusaybin ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Şehmus Şavlı, tam 50 yıldır sürdürdüğü ahşap beşik yapımı geleneğini tek başına yaşatmaya devam ediyor. Usta, mesleğin son temsilcisi olarak büyük bir azim ve özveriyle çalışmalarını sürdürüyor.
Yarım Asırlık Meslek Hayatı
Yaklaşık 50 sene önce Batman'dan Nusaybin'e yerleşen Şehmus Şavlı, askerlik hizmetinin ardından henüz 24 yaşındayken başladığı bu mesleği aralıksız olarak sürdürüyor. İlçede daha önceleri bu işi yapan birkaç ustanın bulunduğunu belirten Şavlı, zaman içerisinde mesleği devam ettiren kimsenin kalmadığını ifade etti. Yıllardır tek başına beşik üreten Şavlı, işini büyük bir özenle yaptığını vurgulayarak şunları söyledi:
"Benden önce bu işi yapan 4-5 kişi vardı. Bunlardan ikisi amcamdı. Maalesef vefat ettiler. Çocukları da bu mesleği devam ettirmedi. Şu an tek başıma beşik yapıyorum. Kimse yapamıyor. Zahmetli bir iş olmasına rağmen ben zevkle yapıyorum."
Doğal Beşiklere Artan İlgi ve Üretim Süreci
Beşik yapımında çınar ve ceviz ağacı kullandığını belirten Şavlı, ağaçları kesip kuruttuktan sonra kalas haline getirdiğini ve tamamen el işçiliğiyle beşiklere dönüştürdüğünü anlattı. Doğal ürünlere olan talebin son yıllarda önemli ölçüde arttığını vurgulayan usta, özellikle Şırnak'tan yoğun sipariş aldığını ifade etti.
Şavlı, "Çeyizciler genellikle benden alıyor. Beşikler tamamen doğal olduğu için tercih ediliyor. Plastik ürünleri deniyorlar, memnun kalmayınca hemen vazgeçip tekrar bana geliyorlar." diyerek müşterilerinin doğal malzemelere olan güvenini ve bağlılığını açıkladı.
Geleneğin Geleceği ve Ustanın Kararlılığı
Torunlarının bu mesleği sürdürmek istemediğini dile getiren Şavlı, buna rağmen yıllardır aynı azimle üretmeye devam ettiğini söyledi. Geleneksel el sanatlarının korunmasının önemine dikkat çeken usta, kendi çabalarıyla bu kültürel mirası yaşatmaya çalıştığını belirtti. Şavlı'nın hikayesi, teknolojik gelişmeler karşısında kaybolmaya yüz tutan değerlerin nasıl dirençle ayakta kalabileceğinin de bir göstergesi olarak öne çıkıyor.



