Karmate müzik grubunun kurucularından Oktay Üst, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamalarda müzik dünyasına damga vuracak iddialar ortaya attı. Üst, grubun dağılmasına yol açan kırılmayı ilk kez anlatırken, Haluk Levent'in ünlü şarkısı “Yollarda Bulurum Seni”deki şiirin gerçek sahibinin yıllarca gizlendiğini öne sürdü.
Haluk Levent'e “emek hırsızlığı” suçlaması
Oktay Üst, Haluk Levent'in 1993'te yayımladığı ve geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan “Yollarda Bulurum Seni” şarkısının sonunda yer alan şiirin İbrahim Karaca'ya ait olduğunu söyledi. Şarkının ilk yayımlandığı dönemde Karaca'nın adının belirtilmediğini aktaran Üst, “Şarkı çıktığında İbrahim abiye, ‘Şarkını Haluk Levent okuyor, ismini yazmamış’ dedik. Aradı, cevap vermediler. İki yıl boyunca ‘İkinci baskıda değiştireceğiz’ diye oyaladılar. Sonra aynı televizyon programına çıktılar. Mecburen şiirin sahibinin İbrahim Karaca olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.
Levent'i “emek hırsızlığı” yapmakla suçlayan Üst, “Bir insan, bir insanın sözünü çalıyorsa her şeyi çalar” dedi. Üst'ün bu sözleri müzik camiasında geniş yankı uyandırdı.
Karmate'de isim hakkı krizi
Karmate'yi 2008 yılında Resul Dindar ve İsmail Avcı ile birlikte kuran Oktay Üst, ikinci albümün ardından askere gittiğini söyledi. İstanbul'a döndüğünde grubun isim hakkının kendisinden habersiz biçimde alındığını öğrendiğini belirten Üst, “İsim hakkının yüzde 50'si İsmail'de, yüzde 50'si Resul'de. Üç ana kurucu vardı: İsmail, Resul ve ben. Benim hakkım yüzde 33,33'tü. Vermediler, hâlâ vermiyorlar” dedi.
Yaşananları “Ben askere gittim, arkamdan kuyumu kazdınız” sözleriyle özetleyen Üst, Karmate'nin kendisi için ne anlama geldiğini “Karmate benim çocuğum. Benim hayatta bir tane çocuğum var, o da Karmate” diyerek anlattı. İlk kadronun yeniden bir araya gelme ihtimaline ise kapıyı kapattı: “Öldürseler, ‘Oktay gel, Karmate'yi yeniden kuralım’ deseler yapmam. Beni çok kırdılar, bana haksızlık yapıldı.”
Karadeniz müziğinde yozlaşma eleştirisi
Oktay Üst, Karadeniz müziği adı altında üretilen bazı yeni şarkılardaki müstehcen ve kadını aşağılayan sözlere de sert çıktı. Bu eserlerin bölgenin kültürüyle ilgisinin olmadığını savunan Üst, “‘İki tane karım var, birini bakkala gönderdim, birini evde bıraktım’ diye beste yapıyorlar. Böyle bir şey yok Karadeniz'de kardeşim. Bunu dizilerde de yaptılar. Bizim örf ve adetlerimiz bu değil” diye konuştu.
Kendisine görev verilmesi halinde kültürü zedeleyen ve başka eserlerden kopyalandığını düşündüğü şarkıları tek tek belirleyebileceğini kaydeden Üst, “Bana ‘Ortadan kaldırılacak türküleri bul’ desinler, öyle bir liste yaparım ki… Bu türkü bunun çakmasıdır diye tek tek gösteririm. Hemen teliften kaldırırım” ifadelerini kullandı.
Anonim türküler ve telif düzeni
Anonim türkülerin bazı sanatçılar tarafından sahiplenilip yıllarca telif geliri elde edildiğini öne süren Üst, Kültür ve Turizm Bakanlığına kapsamlı bir inceleme çağrısı yaptı. “Türkülerimizi başkası gelip çalmadı; bizim türkülerimizi bizim sanatçılarımız çaldı” diyen Üst, “Kültür Bakanlığı bana ‘Oktay, gel şu kültürü temizleyelim’ desin, aldıkları paraları ilmek ilmek söküp alırım. Bazı şarkıların teliften kaldırılması, bazı albümlerin piyasadan toplatılması lazım” dedi.
Üst, MESAM, MÜYORBİR ve MSG gibi meslek birliklerinin yanı sıra menajer, organizasyon şirketi ve yapımcıların da incelenmesini istedi. “Bu para nerede? Sanatçıya ne kadar ödediniz, siz ne kadar aldınız? Konserinden menajerine, organizasyonundan yapımcısına kadar müzik camiası ilmek ilmek incelenmeli” diyen Üst, telif gelirlerindeki dağılımın denetlenmesi gerektiğini vurguladı.



