Sanat ve Havacılığın Buluşma Noktası: İstanbul Havalimanı'nda Dev Heykel
Sanatçı Hayri Karay'ın Türkiye'nin önemli sanat ödüllerinden biri olan İGA ART Sanat Projeleri Yarışması'nda birinciliği kazanan etkileyici heykeli, İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen görkemli bir törenle sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Eser, havalimanında kalıcı olarak sergilenecek ve hem gelen hem de giden yolcular tarafından izlenebilecek.
37,7 Metrelik Hareketli Bir Başyapıt
İki hareketli parçadan oluşan ve tam 37,7 metre yüksekliğe sahip olan bu devasa heykel, sadece boyutlarıyla değil, aynı zamanda barındırdığı derin sanatsal anlamlarla da dikkat çekiyor. Törende konuşma yapan İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz, "Medeniyet ayrıntılarda gizlidir." sözünü hatırlatarak, "İstanbul Havalimanı, bir ticari işletme olmanın ötesinde Cumhurbaşkanımızın en önemli vizyon projelerinden birisidir." ifadelerini kullandı.
Haktankaçmaz, havalimanının stratejik konumunun altını çizerek, düzenlenen etkinlikler ve sanatsal faaliyetler sayesinde dünya çapında ön plana çıktığını vurguladı. İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Selahattin Bilgen ise İGA ART'ın yıl içinde birçok önemli çalışmaya imza attığına işaret ederek, yarışma hakkında detaylı bilgiler paylaştı.
Yolcuların İçsel Yolculuğuna Eşlik Edecek
Bilgen, İGA ART aracılığıyla farklı kesimlerden sanatçıların seslerini dünyaya duyurma fırsatı bulduklarını belirterek, şunları söyledi: "Türkiye'nin önemli değerlerinden sanatçımız Hayri Karay'ın bugün açılışı yapılan heykeliyle ilk kez İGA ART Sanat Projeleri yarışması aracılığıyla tanıştık. O gün proje aşamasındaki eser, bugün havalimanımızın kalbinde sanatseverlerle buluşuyor."
Eserin durağan değil, hareketli olduğunu özellikle vurgulayan Bilgen, sözlerine şöyle devam etti: "38 metrelik bu hareketli eseri durağan bir nesne olarak değil, her bir yolcumuzun bakışıyla ve hareketiyle tamamlanan, yaşayan bir süreç olarak benimsiyoruz. Diliyoruz ki buradan gelip geçen her misafirimiz, bu esere baktığında kendi içsel yolculuğuna dair bir mana ve karşılık bulabilsin."
Bilgen, 2023 yılında 172 proje arasından sıyrılarak yarışmayı kazanan bu eserin, sanatçı Hayri Karay tarafından Cumhuriyet'in 100. yılına ithaf edilmesinin kendileri için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu da sözlerine ekledi.
Arkasında Yoğun Mühendislik Çalışmaları Yatıyor
İGA ART Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gülveli Kaya, 2021 yılında havalimanını sanat yapıtı sergilemek amacıyla baştan sona tam 6 kez dolaştıklarını anlatarak, "Havalimanının neresinde bir sanat yapıtı olursa hem yapıt hem mimari hem de izleyici için bir anlam taşır diye 17 alan belirledik." açıklamasını yaptı.
Kaya, daha önce "Saya'nın Sesi" eserini de İstanbul Havalimanı metro çıkış alanında sergilediklerini hatırlatarak, yarışma sürecine ilişkin şu önemli detayları paylaştı:
- Yarışmanın ilk aşamasında sanatçılar arasından ilk değerlendirmede ilk 10 eser belirlendi.
- İlk 10 eserden sonra jüri tekrar toplanarak, bu projeleri öneren sanatçılardan ölçekli maketler istendi.
- Maketler üzerinden yapılan tekrar değerlendirmede, Hayri Karay'ın eseri jürinin tamamından oy alarak oy birliğiyle birinci seçildi.
Kaya, "Yapıtın monte edilmesi, uygulanması ve bütün güvenlik unsurlarını taşımasının arkasında gerçekten müthiş bir mühendislik çalışması var. Mühendislik ekibini de yürekten kutlamak istiyorum. Sanki kendi heykelleri gibi burada gece gündüz çalıştılar." ifadelerini kullanarak, projenin teknik boyutuna dikkat çekti.
Herkes Eserde Farklı Bir Şey Görecek
Heykeltıraş Hayri Karay, gazetecilere yaptığı açıklamada, birkaç yıl önce eserin eskizini yaparken İstanbul Havalimanı'na çok yakışacağını düşündüğünü dile getirdi. Anadolu'nun kadim kültürlerinden yola çıkarak bu heykeli tasarladığını anlatan Karay, "Burada heykelin geometrik ve organik biçimlerinin birbiriyle ilişkisi var. Aynı zamanda bunu yansımalarla seyircilere iletmek istedik. Herkes eserde farklı bir noktadan bir şeyler görecek." dedi.
Karay, çalışmasına bilinçli olarak bir isim koymadığını belirterek, "İsim koymak bir belirleyicilik oluyor, belirleyicilik olmaması lazım. Herkes eserde neyi hissediyorsa bir şeyler alır." görüşünü paylaştı. Bu yaklaşım, eserin izleyicinin yorumuna, hissiyatına ve bakış açısına tamamen açık olduğunu bir kez daha vurguluyor.



