Bir yaşından önce inek sütü önerilmiyor
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çağ, bir yaşından küçük bebeklere inek sütü verilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Çağ, inek sütünün demir açısından yetersiz olduğunu ve bağırsaklarda mikrokanamalara neden olarak kansızlık riskini artırdığını söyledi.
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi'nden Prof. Dr. Yakup Çağ, “Bebeklerin ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmesi gerekli. İnek sütü demir açısından yetersiz olduğu gibi bağırsaklarda mikrokanamalara yol açarak kansızlık riskini artırabiliyor. Bu nedenle bir yaşına kadar kesinlikle önermiyoruz” dedi.
Demir emilimi düşük, kaybı yüksek
Prof. Dr. Çağ, inek sütündeki demirin emiliminin çok düşük olduğunu vurguladı. “Demir, kandaki alyuvarların üretimi için hayati öneme sahip bir mineraldir. İnek sütünde bulunan demirin emilimi oldukça düşüktür. Ayrıca bağırsaklarda mikrokanamalara neden olarak demir kaybını artırabilir. Bu nedenle bir yaşından önce inek sütü tüketen bebeklerde kansızlık gelişme riski belirgin şekilde yükselmektedir” ifadelerini kullandı.
Kemik ve böbrek gelişimine olumsuz etkiler
İnek sütünün sadece demir değil, vitamin ve mineral dengesi açısından da bebekler için uygun olmadığını belirten Prof. Dr. Çağ, şunları söyledi: “Kalsiyum içeriği yüksek olsa da kalsiyum-fosfor dengesi bebeklerin kemik gelişimi için ideal değildir. Ayrıca yeterli D vitamini, C vitamini, E vitamini, çinko ve iyot içermemektedir. Bunun yanında yüksek fosfor, sodyum ve potasyum içeriği böbrekler üzerinde gereksiz yük oluşturabilir. Bu nedenle uzun süre erken dönemde inek sütü tüketimi büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebilir.”
Bir yaşından sonra da ölçülü tüketilmeli
Bebek beslenmesinde ilk altı ay yalnızca anne sütü, altıncı aydan itibaren uygun ek gıdalar önerildiğini hatırlatan Prof. Dr. Çağ, “Anne sütünü mümkünse iki yaş ve sonrasına kadar sürdürmeyi tavsiye ediyoruz. İnek sütüne ise bir yaşından sonra başlanabilir ancak günlük tüketim 500 mililitrenin üzerine çıkmamalıdır. Aşırı tüketim; karın ağrısı, kabızlık, iştahsızlık, kansızlık ve büyüme-gelişme geriliği gibi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle miktarın da mutlaka kontrol altında tutulması gerekir” diye konuştu.



