Son dönemde sosyal medyada popüler hale gelen ayna çalışmasının, tek başına bir terapi yöntemi olmadığı belirtiliyor. Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, ayna karşısında yapılan olumlamaların (affirmasyonların) psikolojik etkilerine dair önemli uyarılarda bulundu. Tunçel, özsaygısı düşük kişilerde 'ben değerliyim' gibi ifadelerin ters etki yaratabileceğini vurguladı.
Ayna Çalışması Nedir ve Nasıl Değerlendirilmelidir?
Ayna çalışması, kişinin aynaya bakarak kendine olumlu ifadeler söylemesi, duygularını gözlemlemesi veya kendisiyle ilişki kurmaya çalışması olarak tanımlanıyor. Tunçel, bu pratiğin klinik açıdan üç mekanizma üzerinden yorumlanabileceğini belirtti: maruz bırakma (exposure), öz-odaklanma (self-focused attention) ve bilişsel yeniden çerçeveleme. Ancak, 'tek başına terapötik yöntem değildir; etkisi kişinin psikolojik yapısına göre değişir' dedi.
Olumlamaların Psikolojik Etkileri: Kimler İçin Riskli?
Tuğçe Tunçel, olumlamalarla ilgili araştırmaların karışık olduğunu ifade etti. Öz-şefkat düzeyi yüksek bireylerde olumlamalar stres azaltabilir ve motivasyonu artırabilirken, özsaygısı düşük kişilerde 'ben değerliyim' gibi ifadeler bilişsel çelişki yaratıp rahatsızlığı artırabiliyor. En etkili yaklaşımın 'gerçekçi ve süreç odaklı olumlamalar' olduğunu belirten Tunçel, örnek olarak 'zorlanıyorum ama kendime daha anlayışlı olmayı öğreniyorum' cümlesini verdi.
Ayna Çalışması Herkes İçin Güvenli Değil
Bazı kişiler için ayna karşısının rahatsız edici olabileceğini aktaran Tunçel, beden algısı sorunları, sosyal kaygı, depresif bilişler, travma öyküsü, yüksek öz-eleştiri ve utanç duygusu yaşayan kişilerde aynanın kaçınma tepkisi doğurabileceğini söyledi. Uzun süre kendi yüzüne bakmanın öz-farkındalık artışı, utanç, huzursuzluk, eleştirel iç sesin güçlenmesi veya dissosiyatif hisler gibi duygusal yoğunluğa yol açabileceğini ekledi.
Uzman Desteği Olmadan Uygulanmamalı
Tunçel, yoğun depresyon, beden algı bozukluğu, travma sonrası stres belirtileri, kendine zarar verme düşünceleri ve yoğun dissosiyasyon durumlarında ayna çalışmasının tavsiye edilmediğini vurguladı. 'Bu durumlarda ayna çalışması, kişiyi rahatlatmak yerine tetikleyici olabilir' dedi.
Yanlış Kullanımlar ve Doğru Yaklaşım
Ayna çalışmasının tek başına 'özsaygı inşa etme yöntemi' olmadığını belirten Tunçel, 'Derin bilişsel şemaları değiştirmez, travmayı çözmez, sistematik terapi yerine geçmez' ifadelerini kullandı. Yanlış kullanımlara örnek olarak gerçekçi olmayan pozitif telkinlerle kendini zorlamak, duygusal kaçınmayı 'pozitif düşünme' ile bastırmak ve klinik sorunları self-help tekniğiyle çözmeye çalışmak gösterildi.
Sağlıklı bir yaklaşım için Tunçel, nötr gözlemle başlanmasını, öz-şefkat dili kullanılmasını, sert olumlamalar yerine gerçekçi cümleler seçilmesini, kısa sürelerle çalışılmasını, duyguyu bastırmak yerine tanımayı önerdi. Gerekirse Bilişsel Davranışçı Terapi veya şema terapi desteği alınması gerektiğini ekledi.



