Takviye Edici Gıdaların Yanlış Kullanımına Karşı Kritik Uyarı
Ege Üniversitesi uzmanları, son dönemde sosyal medya ve kitle iletişim araçlarında artan takviye edici gıda kullanımına ilişkin hayati önem taşıyan açıklamalarda bulundu. Özellikle gençler arasında yaygınlaşan bu alışkanlığın ciddi bir bilgi kirliliğiyle birlikte geldiğini vurgulayan Uzm. Dr. İlkçe Akgün Kurtulmuş, hekim kontrolü dışındaki uygulamaların geri dönüşü olmayan sağlık problemlerine zemin hazırlayabileceğinin altını çizdi.
İlaç ile Takviye Arasındaki Temel Fark
Takviye edici gıdaların bir hastalık tedavi aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Kurtulmuş, ilaç ve takviye arasındaki ayrımı netleştirdi. "İlaç, vücutta mevcut olan bir hastalığı tıbbi olarak iyileştiren araçtır. Örneğin demir eksikliği anemisi olan bir hastada bu bir tedavi sürecidir. Ancak sağlıklı bir bireyin besinlerle alması gereken elementleri dışarıdan alması takviyedir. Portakal suyundan alınan C vitamini ile bir kapsülden alınan arasında mantıksal bir fark yoktur. Temel ayrım, ortada tıbbi bir hastalığın olup olmamasıdır" ifadelerini kullandı.
Bilinçsiz Kullanım Organ Yetmezliğine Yol Açabilir
Özellikle Omega-3, D vitamini ve demir preparatlarının hekim danışmanlığı olmadan tüketilmesinin ağır sonuçları olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Kurtulmuş, "Kitle iletişim araçlarındaki logaritmik artış, konunun suistimal edilmesine yol açıyor. 'Genç kadınlar şunu, genç erkekler bunu kullanmalı' gibi genel öneriler tıbbi değildir. Kontrolsüz Omega-3 kullanımı beyin ve mide kanaması riskini artırabilir. Kandaki düzeyine bakılmadan alınan yüksek doz D vitamini ise böbrek taşlarına ve ölümcül kalsiyum yükselmelerine sebebiyet verebilir. Tıbbın ana prensibi olan ‘Önce zarar verme’ kuralını unutmamalıyız. Bir halsizlikten kurtulmak isterken, merdiven altı ürünlerle karaciğer yetmezliğine davetiye çıkarılmamalıdır" şeklinde konuştu.
Orijinallik ve Güvenlikten Ödün Verilmemeli
Tüketicilerin internet ve marketler üzerinden temin ettikleri ürünlerde seçici olması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Kurtulmuş, merdiven altı ürünlerin yarattığı tehlikeye dikkat çekti. "Merdiven altı olarak tabir edilen sahte ürünler, içeriğindeki bilinmeyen maddeler nedeniyle karaciğer üzerinde yıkıcı ve geri dönüşümsüz olabilecek etkiler bırakabiliyor. Vatandaşlarımız mutlaka Tarım ve Orman Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeli ve bu onay numaralarını resmi sistemler üzerinden teyit etmelidir. Maddiyata bakıp güvenlikten ödün verilmemeli. Mutlaka uzman bir hekimin önerdiği laboratuvar testlerinden sonra takviyeye başlanmalıdır" uyarısında bulundu.
Uzmanlar, takviye edici gıdaların bilinçsiz kullanımının önüne geçmek için toplumun doğru bilgilendirilmesi ve hekim kontrolünün şart olduğunu vurgulayarak, sağlıklı yaşam adına atılan yanlış adımların telafisi zor sonuçlar doğurabileceğini belirtti.



