Şeker ve Karbonhidratı Bırakarak 37 Kilo Verdi: 'Hayatımda İlk Kez Bu Kadar İyi Hissediyorum'
2 Besini Bırakarak 37 Kilo Verdi

Sadece iki temel besin maddesini hayatından çıkararak inanılmaz bir dönüşüm yaşayan genç bir kadın, sosyal medyada paylaştığı deneyimiyle dikkatleri üzerine çekti. Angelina Marie adlı kadın, şeker ve karbonhidrat tüketimini tamamen bırakmasının ardından, bir yıl gibi bir sürede 37 kilodan fazla verdiğini açıkladı.

"Hayatımda İlk Kez Bu Kadar İyi Hissediyorum"

Angelina Marie'nin paylaştığı video ve fotoğraflar, görüntüsündeki değişimin yanı sıra söylediği sözlerle de büyük yankı uyandırdı. Marie, yaşadığı değişimi "Hayatımda ilk kez bu kadar iyi hissediyorum" sözleriyle ifade etti. Bu açıklama, kilo vermenin sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda ruhsal bir iyileşme süreci olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Değişimin Anahtarı: İki Besinin Hayattan Çıkarılması

Marie'nin radikal dönüşümünün arkasındaki yöntem, binlerce kişiyi şaşırttı. Karmaşık diyet listeleri veya ağır egzersiz programları yerine, beslenme düzeninden sadece şeker ve rafine karbonhidratları çıkarmayı seçti. Bu yaklaşım, aşırı yemenin vücut üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı olurken, kısa vadede de enerji seviyelerinde ve genel sağlık durumunda gözle görülür bir iyileşme sağladı.

Uzmanlar, şekerin diyabet başta olmak üzere birçok kronik hastalıkla ilişkisini uzun süredir vurguluyor. Ancak Angelina Marie'nin deneyimi, bu besin öğesinin hayattan çıkarılmasının uzun vadeli risklerin önlenmesinin yanı sıra, hızlı kilo kaybı ve yaşam kalitesinde artış gibi somut kısa vadeli faydalar da sağlayabileceğini gösterdi.

Bir Yıllık Süreç ve Sosyal Medya Paylaşımı

Değişim sürecini 18 Ocak 2026 tarihinde sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaşan Marie, geçirdiği çarpıcı dönüşümün fotoğraflarını da yayınladı. Paylaşım, kısa sürede binlerce beğeni ve yorum aldı. Birçok kullanıcı, benzer bir yol izleyerek sağlıklı yaşama adım atmak için Marie'den tavsiyeler istedi.

Angelina Marie'nin hikayesi, sağlıklı bir yaşam tarzına geçişin bazen büyük ve karmaşık adımlar değil, sürdürülebilir ve odaklanmış değişikliklerle mümkün olabileceğini kanıtlar nitelikte. Beslenme alışkanlıklarında yapılan hedefli bir değişikliğin, fiziksel ve mental sağlık üzerinde ne denli güçlü bir etki yaratabileceğinin çarpıcı bir örneği oldu.