İstinye Üniversitesi Liv Hospital Topkapı Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Murat Sünbül, Türkiye'de tuz tüketiminin önerilen sınırların oldukça üzerinde seyrettiğini belirterek, aşırı tuz alımının özellikle kalp ve damar sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.
Günlük tuz tüketimi 10-15 grama ulaşıyor
Dünya Sağlık Örgütü'nün erişkin bireyler için günlük 5 gramın altında tuz tüketimi önerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Sünbül, Türkiye'de yapılan çalışmalara göre günlük ortalama tüketimin 10-15 gram seviyesinde olduğunu söyledi. Bu durumun önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturduğunu kaydetti.
Aşırı tuz tüketimi hangi hastalıklara yol açıyor?
Prof. Dr. Murat Sünbül'e göre yüksek tuz tüketimi vücutta sodyum ve su tutulmasına neden oluyor. Bu durum damar içi hacmi artırarak kan basıncının yükselmesine yol açıyor. Uzun vadede ortaya çıkabilecek sağlık sorunları arasında şunlar yer alıyor:
- Hipertansiyon
- Koroner arter hastalığı
- Kalp yetersizliği
- İnme
- Kronik böbrek hastalığı
Sünbül ayrıca yüksek tuz tüketiminin osteoporoz ve mide kanseriyle de ilişkili olabileceğini belirtti.
Gizli tuz kaynaklarına dikkat çekildi
Toplumda tuz tüketiminin çoğunlukla sofrada kullanılan tuzla ilişkilendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Sünbül, toplam tuz alımının büyük bölümünün işlenmiş ve paketli gıdalardan kaynaklandığını söyledi. Gizli tuz kaynakları arasında şu ürünler yer alıyor:
- Ekmek
- Peynir
- Zeytin
- Şarküteri ürünleri
- Hazır çorbalar
- Soslar
- Fast-food ürünleri
Sünbül, yalnızca sofradaki tuzluğu kaldırmanın yeterli olmayacağını, gıda tercihlerinin de gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çocuklukta başlayan alışkanlıklar risk oluşturuyor
Çocukluk döneminde yüksek tuz tüketiminin ilerleyen yaşlarda sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Sünbül, erken yaşta fazla tuz tüketiminin kan basıncını yükselttiğini ve erişkin dönemde hipertansiyon riskini artırdığını ifade etti. Ayrıca çocuklarda tuzlu ve işlenmiş gıdalara yönelik tat alışkanlığının gelişebileceğini kaydeden Sünbül, bunun obezite, damar sertliği ve böbrek hastalıkları riskini artırabileceğini söyledi.
Tuzun türü değil, miktarı önemli
Kaya tuzu, deniz tuzu veya Himalaya tuzu gibi alternatiflerin daha sağlıklı olduğu yönündeki yaygın görüşe de değinen Prof. Dr. Sünbül, bu tuzların büyük bölümünün sodyum klorür içerdiğini belirtti. Kardiyovasküler açıdan belirleyici unsurun tuzun türü değil miktarı olduğunu ifade ederken, iyot eksikliğinin önlenmesi açısından iyotlu tuz kullanımının önem taşıdığını söyledi.
Tuz tüketimini azaltmak için öneriler
Prof. Dr. Murat Sünbül, günlük yaşamda uygulanabilecek bazı alışkanlık değişiklikleriyle tuz tüketiminin azaltılabileceğini belirtti. Önerileri şöyle:
- İşlenmiş gıda tüketimini azaltmak
- Düşük sodyumlu ürünleri tercih etmek
- Yemeklerde tuzu kademeli azaltmak
- Baharat ve doğal aromaları kullanmak
- Tuzluk kullanımını bırakmak
- Dışarıda yemek yerken az tuzlu tercih yapmak
Prof. Dr. Sünbül, kalp ve böbrek sağlığını korumak için en etkili adımlardan birinin tuz tüketimini azaltmak olduğunu belirterek, sürdürülebilir alışkanlıkların uzun vadede önemli sağlık kazanımları sağlayacağını ifade etti.



