Migren Ataklarını Tetikleyen 7 Besin ve Yaşam Tarzı Faktörü
Migreni Tetikleyen Besinler ve Önlemler

Migren gibi kronik baş ağrılarının yönetiminde, tetikleyici faktörlerin doğru tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hulusi Keçeci, hastalığın seyrini ve şiddetini yaşam tarzı ile beslenme düzeninin önemli ölçüde etkilediğini ifade etti.

Migren Kontrolü İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Şart

Prof. Dr. Hulusi Keçeci, migren yönetimini diyabet hastalığına benzetti. Nasıl bir şeker hastası, ilaç kullandığı için beslenme rejimine uymazsa hastalığı kontrol altına alınamaz ve gereksiz ilaç yükü altına girerse, migren için de aynı durumun geçerli olduğunu söyledi. Keçeci, özellikle sık atak yaşayan kişilerin yaşam tarzlarını değiştirmemeleri ve tetikleyicilerden uzak durmamaları halinde, daha sık baş ağrısı çekeceklerini ve bunu kontrol etmek için daha fazla ağrı kesici ile migren önleyici ilaca maruz kalacaklarını vurguladı.

Migren Atağını Başlatabilecek Faktörler Nelerdir?

Prof. Dr. Keçeci, migreni tetikleyen unsurların sadece besinlerle sınırlı olmadığını belirterek bir dizi yaşam tarzı faktörüne dikkat çekti. Öğün atlamak, açlık, uykusuzluk, düzensiz uyku, stres, aşırı fiziksel yorgunluk ve susuz kalmak temel tetikleyiciler arasında yer alıyor. Ayrıca hormonal değişiklikler, doğum kontrol haplarının yanı sıra bazı kalp ve tansiyon ilaçları ile aşırı ağrı kesici kullanımı da ağrıya zemin hazırlayabiliyor.

Çevresel faktörler de migren ataklarında kritik rol oynuyor. Yüksek sesli ortamlar, hava sıcaklığındaki ani değişimler ve nem oranı hassas bireylerde atakları başlatabilen diğer unsurlar olarak sıralanıyor.

Migren Hastalarının Dikkat Etmesi Gereken Besinler

Beslenme alışkanlıkları, migren ataklarının sıklığını doğrudan etkileyebiliyor. Prof. Dr. Keçeci, klinik deneyimlerine göre bazı besinlerin migreni olan bireylerde atak olasılığını artırabildiğini ifade etti. İşte dikkat edilmesi gereken gıda grupları:

Eskitilmiş Peynirler: Özellikle kaşar, parmesan, çedar ve rokfor gibi tyramin içeriği yüksek, bekletilerek üretilen peynirler.

İşlenmiş Et Ürünleri: Salam, sosis, sucuk ve pastırma gibi nitrat/nitrit içeren ürünler.

Alkol: Özellikle kırmızı şarap ve bira.

Çikolata: Yüksek kakao oranlı çikolatalar.

Kafein: Kahve ve enerji içecekleri gibi kafein içeren içeceklerin fazla tüketimi veya ani kesilmesi.

Katkı Maddeleri: Monosodyum glutamat (MSG) içeren hazır çorbalar, cipsler, fast food yiyecekler ve bazı Uzakdoğu yemekleri. Yapay tatlandırıcılar da tetikleyici olabiliyor.

Unlu Mamuller: Mayalı olarak üretilen ekmek ve diğer unlu mamuller.

Aşırı tuzlu veya çok baharatlı yiyecekler de migren hastaları için risk oluşturabiliyor.

Çözüm: Beslenme ve Semptom Günlüğü Tutmak

Her migren hastasında tetikleyici faktörlerin farklı olabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Keçeci, bu faktörleri bilmenin ağrı ataklarını ve ilaç kullanma ihtiyacını önemli ölçüde azaltabileceğini söyledi. Keçeci, migren hastalarına etkili bir yöntem önerdi: Beslenme ve semptom günlüğü tutmak.

Hastaların, bir baş ağrısı atağı geldiğinde önceki günü detaylıca gözden geçirmesi ve neler yiyip içtiklerini, uyku düzenlerini, stres seviyelerini not etmeleri, kişiye özel tetikleyicileri bulmada en değerli adım olarak görülüyor. Bu kişisel haritayı çıkarmak, migrenle daha etkin bir mücadele için hayati önem taşıyor.