Ramazan'da Yağ Yakımını Aktif Hale Getirmenin 10 Altın Kuralı
Ramazan ayında öğün düzeninin ve sıvı alımının değiştiğine dikkat çeken uzmanlar, doğru beslenme stratejileriyle bu dönemin kilo vermek için bir fırsata dönüşebileceğini belirtiyor. Ancak yanlış uygulamaların vücudu yağ depolamaya yöneltebileceği konusunda uyarıyorlar.
Metabolizma Üzerindeki Etkiler
İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Diyetisyen Beste Mum, Ramazan ayının metabolizma üzerinde belirgin etkiler oluşturduğunu dile getirdi. "Öğün sayısının azalması, uzun süren açlık ve sıvı alımının kısıtlanması metabolizmanın çalışma düzenini değiştirir" diyen Mum, bu sürecin doğru yönetilmediğinde vücudun kendini korumaya alarak yağ depolamaya daha yatkın hale gelebildiğini ifade etti.
Doğru Planlama ile Yağ Yakımı
Ramazan'ın aralıklı oruç sistemine benzer özellikler taşıdığını ifade eden Dyt. Mum, "Bu dönemde beslenme doğru planlandığında vücudun yağ yakım mekanizmaları daha aktif çalışabilir" dedi. Burada önemli olanın iftar ile sahur arasındaki sürede neyin, ne kadar ve hangi sırayla tüketildiği olduğunu vurguladı.
Kan Şekeri Dengesinin Önemi
Uzun süren açlık sonrası kan şekerinde düşüş yaşandığını belirten Mum, iftarda hızlı sindirilen besinler tüketildiğinde kan şekerinin ani yükselebildiğini söyledi. "Buna bağlı olarak insülin seviyeleri artar ve fazla enerji yağ olarak depolanabilir" diyerek kan şekeri kontrolünün kilo verme sürecinde temel belirleyici olduğunu kaydetti.
Sahurun Kritik Rolü
Sahurun kilo kontrolünde kritik rol oynadığına değinen Dyt. Mum, "Kilo vermek amacıyla sahura kalkmamak yapılan en büyük hatalardan biridir" açıklamasında bulundu. Sahur öğününün gün boyunca metabolizmanın daha dengeli çalışmasını sağladığını ve uzun süreli açlığa karşı vücudu desteklediğini belirtti.
Yanlış Uygulamaların Sonuçları
Ramazan'da verilen kiloların bayram sonrası hızla geri alınabildiğine dikkat çeken Mum, sadece tek öğünle beslenmek, yetersiz protein tüketmek ve sık şerbetli tatlı yemenin kas kaybına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olabileceğini söyledi. Bu durumun Ramazan sonrasında hızlı kilo alımına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.
İftarı İkiye Bölmenin Faydaları
Sağlıklı kilo kaybı için önerilerde bulunan Dyt. Mum, orucun su ve hurma ile açılmasını, ardından çorba içilip kısa bir ara verilmesini tavsiye etti. "Bu yöntem hem porsiyon kontrolünü kolaylaştırır hem de aşırı yeme isteğini azaltır" diyerek bu uygulamanın mideyi ana öğüne hazırladığını belirtti.
Pişirme Yöntemlerinin Etkisi
Kızartma yerine daha hafif pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Mum, "Haşlama, fırın ve ızgara yöntemleriyle hazırlanan besinler, hem sindirimi kolaylaştırır hem de gereksiz kalori alımını önler" dedi.
Fiziksel Aktivitenin Önemi
Ramazan'da fiziksel aktivitenin tamamen bırakılmaması gerektiğini söyleyen Dyt. Mum, iftar sonrası uzun süre hareketsiz kalmanın metabolizmayı yavaşlattığını ifade etti. "Yemekten yaklaşık bir saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüş kilo kontrolünü destekler" uyarısında bulundu.
Meyve Tüketiminde Zamanlama
İftardan hemen sonra meyve tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Mum, yemek üzerine yenilen meyvenin mideye ek şeker yükü bindirdiğini ve şişkinliğe neden olabileceğini söyledi. "Meyve tüketimi iftardan en az iki saat sonra yapılmalıdır" diyerek önemli bir tavsiyede bulundu.
Sıvı Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sıvı tüketiminin Ramazan'da kritik öneme sahip olduğunu belirten Dyt. Mum, çay ve kahvenin su yerine geçmediğini ifade etti. "Bu içecekler vücuttan su atımını artırabilir" diyerek sahurda çok koyu çay ve kahveden kaçınılmasını, su, ayran ve süt gibi içeceklerin tercih edilmesini önerdi.
Ramazan Bir Beslenme Disiplini Oluşturma Dönemidir
Ramazan'ın yalnızca kilo vermek için değil, sağlıklı alışkanlıklar kazanmak için de önemli bir dönem olduğunu kaydeden Dyt. Mum, ağır ve yağlı beslenmek ile uykusuz kalmanın metabolizmayı olumsuz etkilediğini söyledi. "Ramazan, doğru tercihlerle hem bedeni hem yaşam düzenini dengelemek için bir fırsat sunar" diyerek açıklamalarını tamamladı.