Uzmanından önemli uyarı: Yumurta sağlığını korumak için bu 3 kural
Uzmanından uyarı: Yumurta sağlığı için 3 kural

Değişen yaşam koşulları ve kariyer planları nedeniyle kadınlarda çocuk sahibi olma yaşı giderek ilerliyor. Ancak yaşla birlikte hızla azalan ve günümüzde her dört kadından birini etkileyen yumurtalık rezervi düşüklüğü, anne olma hayallerini riske atıyor. Kadın üreme sağlığını doğrudan etkileyen bu tabloya karşı uzmanlar, günlük alışkanlıklarda yapılacak hayati değişikliklerin yumurta kalitesini korumada belirleyici bir rol oynadığını vurguluyor.

Yumurtalık rezervi yaşla birlikte azalıyor

Yumurtalık rezervinin, yumurtalıklarda bulunan üreme hücrelerinin toplamını ifade ettiğini belirten Prof. Dr. Murat Ekin, "Bu rezervi belirleyen en önemli faktör yaştır. 20'li ve 30'lu yaşlarda en yüksek seviyededir, 30'dan sonra azalmaya başlar ve 35 yaş sonrası bu düşüş hızlanır" dedi. Son yıllarda yapılan çalışmaların bu konuda dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Ekin, "Düşük over rezervi neredeyse her 4 kadından birinde karşımıza çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.

Genetik ve yaşam tarzı belirleyici

Yumurtalık rezervinde genetik faktörlerin de önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Ekin, "Ailesinde erken menopoz öyküsü olan kadınların daha dikkatli olması gerekiyor" dedi. Bunun yanı sıra endometriozis, geçirilmiş yumurtalık ameliyatları, kemoterapi ve radyoterapi gibi durumların da riski artırdığını belirtti. Günümüzde evlilik yaşının yükselmesi ve çocuk planlarının ertelenmesinin de bu süreci daha kritik hale getirdiğini ifade etti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Sağlıklı yaşam yumurtalıkları korur

Yumurtalık sağlığını korumak için yaşam tarzının büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Ekin, "Stresten uzak durmak, kaliteli uyku ve ideal kilonun korunması bu süreçte kritik rol oynar" dedi. Haftada en az 2-2,5 saat egzersiz yapılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ekin, "Beden kitle indeksinin 25'in altında olması yumurtalık fonksiyonlarını destekler" ifadelerini kullandı. Sigara, alkol ve kimyasal toksinlerden uzak durulması gerektiğini de vurguladı.

Beslenme doğurganlığı doğrudan etkiliyor

Beslenmenin yumurtalık sağlığı üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Ekin, "Fast food ve yüksek glisemik indeksli gıdalardan uzak durulmalı, Akdeniz tipi beslenme tercih edilmelidir" dedi. Badem, ceviz, avokado gibi besinlerin yanı sıra A, C, D ve E vitaminlerinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Ekin, "Omega-3, çinko ve selenyum gibi destekler de bu süreçte oldukça faydalıdır. Yumurtalık rezervi düzenli kontrollerle takip edilmesi gerekir. AMH testi ve ultrason ile yumurtalık rezervini değerlendirebiliyoruz. Rezervin azaldığı durumlarda farklı tedavi seçenekleri devreye girebiliyor. Gerekli durumlarda yumurta dondurma ya da bazı destek tedavilerle hastalarımıza alternatifler sunabiliyoruz" dedi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması