Okul Saldırıları Sonrası Uzmanlar Konuştu: Herkesin Gözden Kaçırdığı Tehlike!
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda peş peşe yaşanan silahlı saldırılar, Türkiye'yi derin bir yasa boğarken, uzmanlardan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, çocukları şiddete sürükleyen sürecin tek bir nedene indirgenemeyeceğini vurgulayarak, en kritik kırılma noktasının "suç aracına erişim" olduğunu açıkladı.
Çoklu Faktörler Şiddeti Tetikliyor
İHA Sağlık Haberleri'ne konuşan Dr. Taşdemir, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta 1 gün arayla meydana gelen silahlı saldırılar sonucu yaşanan can kayıpları ve yaralanmaların toplumda büyük üzüntüye neden olduğunu belirtti. Olayların ardından çocukları bu noktaya getiren etkenler yeniden gündeme gelirken, Samsun'da Büyük Anadolu Hastanesi'nde görev yapan uzman, şiddete yönelimin tek bir nedene bağlı olmadığını ifade etti.
"Çocukları bu noktaya getiren risk faktörleri tek bir nedene bağlı değildir. Birkaç nedenin bir araya gelmesi böyle bir sonucu doğurabilir. Bu olayların başlıca nedeni çocuğun duygusal ve psikolojik durumudur. Uzun süreli öfke, dışlanmışlık ve depresyon, böyle bir şiddete yönelmeyi tetikleyebilir" diyen Taşdemir, aile yapısından sosyal çevreye kadar birçok faktörün bu süreçte etkili olduğunu söyledi.
Aile İçi Dinamiklerin Rolü
Dr. Taşdemir, aile içindeki davranışların şiddete katkı sağlayabileceğine dikkat çekti: "Öncesinde çocuğun aile içinde gördüğü davranışlar ve tutumlar, bu konuya maalesef katkı sağlayabilir. Ailenin fazla baskıcı olması veya ilgisiz olması, her ikisi de benzer sonuçlar doğurabilir. Ailede şiddetin normalleştirilmesi, şiddete sık sık maruz kalmak veya buna şahit olmak, bu tür durumların tetikleyici ya da destekleyici unsurları olarak yorumlanabilir."
En Kritik Eşik: Suç Aracına Erişim
Çocuğun sosyal çevredeki konumunun da kritik olduğuna işaret eden Dr. Taşdemir, özellikle dışlanmanın yoğun öfke ve kin duygusunu besleyebileceğini dile getirdi. Ancak bu duyguların davranışa dönüşmesinde belirleyici olanın farklı bir eşik olduğunu vurguladı.
"Düşünceden eyleme geçişte en önemli kilit etken, suç aracına ulaşabilmektir. Bu tür düşünceler çoğu zaman zihinde kalır fakat silah ya da kesici aletlere kolay erişim, olayların yaşanma ihtimalini ciddi şekilde artırır" ifadelerini kullandı.
Sosyal Medya ve Dijital Oyunların Etkisi
Taşdemir, şiddete yönelmede sosyal medya ve dijital oyunların rolünü de değerlendirdi: "Önemli etkenlerden biri de sosyal medyada görünür olma motivasyonudur. Hiç beklenmeyen anlarda, hiç beklenmeyen davranışlar görülebilmektedir; sırf görünür olmak, konuşulmak adına. Dijital oyunlar da etkenlerden biridir ancak diğerlerine göre daha belirleyici değildir."
Uzman, bu tür içerikteki oyunları oynayan çocukların çok büyük bir kısmının şiddete yönelmediğini belirterek, "Bu noktada oyunların içeriğinden ziyade, çocuğun bunlara ne derece maruz kaldığı ve hayatında ne kadar yer tuttuğu daha önemlidir. Çocuk bu tür dijital içeriklerle çok fazla vakit geçiriyorsa, sosyal izolasyonu artıracak derecede bu oyunlarla meşgulse ve oyunlarda yoğun rekabetçi tutumlara maruz kalıyorsa, bu tür durumlar ortaya çıkabilir" dedi.
Ailelere Uyarı: Bu Belirtilere Dikkat
Ailelerde en uyarıcı olması gereken etkenin, çocuklardaki değişiklikler olduğuna dikkat çeken Taşdemir, şu uyarılarda bulundu:
- "Hiç beklenmeyen tutumlar gözlenmeye başlandıysa, daha önce kendi hâlinde olan çocuk öfke patlamaları yaşamaya başladıysa, sosyal medyada garip içerikli mesajlar paylaşmaya başladıysa veya birilerini tehdit etmeye başladıysa, aileler mutlaka durumu sorgulamalıdır."
- "Önemli uyarıcılardan biri de çocuğun sosyal izolasyonudur. Bir çocuk içine kapandıysa ve odasından çok fazla çıkmıyorsa, bu da aileler için önemli bir uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir."
Dr. Taşdemir, toplumun bu konuda daha duyarlı olması ve önleyici tedbirlerin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.



