Ali Erbaş'tan Deniz Göktaş'a Sert Tepki
Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, 'Mizahın Sınırları ve İlahi Kelamın Hakikati' başlıklı yazısında sözde komedyen Deniz Göktaş'a tepki gösterdi. Erbaş, yazısında Göktaş'ın stand-up gösterisinde kutsal kitapların kronolojik akışını 'roman serisine', Kur'an-ı Kerim'in nüzulünü ise beşerî bir yazarın 'aceleyle verilmiş edebî bir kararına' benzettiğini belirterek bu ifadeleri 'edepsizlik' olarak nitelendirdi.
Kur'an'ın Mucizevî Özellikleri Vurgulandı
Erbaş, söz konusu sığ ve edepsiz yaklaşımın Kur'an-ı Kerim'in vahyî özelliği, metinsel korunmuşluğu ve benzerinin getirilemez oluşu gibi mucizevî özelliklerinden ne kadar uzak olduğunu gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, sahnede dile getirilen 'Aklına yeni bir fikir gelse son kitap dedik' cümlesinin Allah'ı zamana bağlı, unutmaya veya fikir değiştirmeye açık beşerî bir figür gibi tasavvur eden ilkel bir insan biçimcilik yanılgısı olduğunu vurguladı.
Kur'an'ın Vahiy Olduğu Gerçeği
Erbaş, Kur'an'ın Hz. Muhammed'in şahsi düşüncelerinin veya tarihsel birikiminin bir ürünü değil, Allah'ın Peygamber Efendimiz'e vahyi olduğunu belirtti. Bu gerçeği Hâkka Suresi 44-46. ayetlerle destekleyen Erbaş, Kur'an'ın metninin zamansal akışı içinde yeni fikirlere ihtiyaç duymamasının dinin kemale erdiğinin göstergesi olduğunu ifade etti.
Tahaddî: Kur'an'ın Benzerinin Getirilemez Oluşu
Erbaş, Kur'an'ın benzerinin getirilemeyeceği konusunda tüm insanlığa meydan okuduğunu hatırlattı. İsrâ Suresi 88 ve Bakara Suresi 23-24 ayetlerine atıfta bulunan Erbaş, Mekke müşriklerinin bile Kur'an için 'bu insan sözü olamaz' dediklerini, ancak Göktaş'ın bu mucizeyi sıradanlaştırmaya çalıştığını belirtti.
Sanatsal Tükenmişlik ve Edepsizlik
Erbaş, milyarlarca insanın hayatını şekillendiren Kur'an-ı Kerim'i popüler kültürün tüketim diliyle karikatürize etmenin entelektüel bir sığlık ve mantık hatası olduğunu söyledi. Gerçek mizahın toplumsal aksaklıkları zekayla beslemesi gerektiğini vurgulayan Erbaş, mukaddesata saldırarak cehaleti perdelemeye çalışmanın sanatsal bir tükenmişlik ve edepsizlik göstergesi olduğunu ifade etti.



