Diyabetin 10 Önemli Belirtisi: Aşırı Susama ve Sık İdrara Çıkma
Diyabetin 10 Önemli Belirtisi

Diyabet Türkiye'de Her 6 Yetişkinden Birini Etkiliyor

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Engin Gök, Türkiye'de erişkin nüfusta diyabet görülme sıklığının yüzde 16,6'ya ulaştığını belirtti. Memorial Ankara Hastanesi'nden Dr. Gök, risk grubundaki kişilerin düzenli taramadan geçirilmesiyle Tip 2 diyabet vakalarının yaklaşık yüzde 80'inin önlenebileceğini söyledi.

Diyabetin Dört Farklı Tipi Bulunuyor

Dr. Gök, diyabetin pankreasın yeterli insülin üretememesi veya üretilen insülinin etkili kullanılamaması sonucu gelişen kronik bir hastalık olduğunu ifade etti. Tüm diyabet olgularının yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan Tip 2 diyabet en sık görülen tür. Tip 1 diyabet ise bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere saldırmasıyla gelişiyor ve yaşam boyu insülin tedavisi gerektiriyor. Gebelik sırasında ortaya çıkan gestasyonel diyabet, doğumdan sonra çoğunlukla düzelmekle birlikte ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riskini artırıyor.

Risk Faktörleri: Hareketsiz Yaşam ve Obezite Başı Çekiyor

Hareketsiz yaşam, obezite, sağlıksız beslenme, ileri yaş, aile öyküsü, yüksek tansiyon, kan yağlarının yüksekliği, gebelik diyabeti öyküsü ve polikistik over sendromu Tip 2 diyabet gelişimi açısından önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Diyabetin 10 Önemli Belirtisi

Dr. Gök, diyabetin kendini gösterdiği belirtileri şöyle sıraladı:

  • Aşırı susama ve ağız kuruluğu
  • Sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma
  • Halsizlik ve çabuk yorulma
  • Çok yemek yeme veya iştahsızlık
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Bulanık görme
  • El ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma
  • Yaraların geç iyileşmesi
  • Tekrarlayan enfeksiyonlar
  • Genital mantar enfeksiyonları

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Diyabet tanısı açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleri ile gerekli durumlarda oral glukoz tolerans testi (şeker yükleme testi) ile konulabiliyor. Tedavide kişiye özel tıbbi beslenme planı, düzenli fiziksel aktivite, kilo kontrolü, kan şekeri takibi ile ağızdan kullanılan ilaçlar veya insülin tedavisi birlikte planlanıyor. Tedavinin temel amacı kan şekerini hedef aralıkta tutarak hem ani kan şekeri değişimlerini hem de uzun dönemde gelişebilecek organ hasarlarını önlemek.

Kontrolsüz Diyabet Ciddi Organ Hasarına Yol Açıyor

Uzun süre kontrol altında tutulmayan diyabet, kalp ve damar hastalıkları, inme, böbrek yetmezliği, göz damarlarında hasar, görme kaybı, sinir hasarı ve diyabetik ayak yaraları gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Bu nedenle düzenli hekim kontrolü ve kan şekeri takibi büyük önem taşıyor.

Yaz Aylarında Diyabet Hastalarına Öneriler

Dr. Gök, yaz aylarında artan sıcaklık ve terlemeye bağlı sıvı-elektrolit kaybının diyabet hastalarında kan şekeri dalgalanmalarına neden olabileceğini belirtti. Diyabetli bireylerin böbreklerin etkilenmesi nedeniyle sıvı kaybından daha fazla etkilenebileceğini ifade eden Dr. Gök, şu önerilerde bulundu:

  • Hekim tarafından sıvı kısıtlaması önerilmediği sürece yeterli miktarda su tüketilmeli.
  • Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde dışarı çıkılmamalı.
  • Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı.
  • Öğünler düzenli tüketilmeli, kızartma ve yağlı besinlerden kaçınılmalı.
  • Taze sebze ağırlıklı beslenilmeli.
  • Yaz meyveleri ve dondurma porsiyon kontrolü sağlanarak tüketilmeli.

Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, ideal kilonun korunması, yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri diyabetten korunmanın temelini oluşturuyor. Erken belirtilerin fark edilmesi ve risk grubundaki kişilerin düzenli taramadan geçmesi ile Tip 2 diyabetin yaklaşık yüzde 80'i önlenebiliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması