
Bazen tek bir insanın kararı, bir başkasının hayatını tamamen değiştirebilir. İşte tam da böyle bir hikaye, hem de gerçek bir hayat mücadelesinden geliyor.
18 yaşındaki gencin lösemi tanısı almasıyla her şey altüst oldu. Ailesi için kabus dolu günler başlamıştı. Tedavi sürecindeki zorlu kemoterapi seanslarından sonra tek umut ışığı kök hücre nakliydi. Ve sonra mucize gerçekleşti.
Anonim Kahramanın Jestı
Kim olduğunu bilmedikleri biri - belki de sıradan bir komşu, bir öğrenci ya da esnaf - Türk Kızılay'ın veri tabanına kayıtlı bir bağışçıydı. Bu kişinin yıllar önce yaptığı basit bir bağış, şimdi bir gencin hayatını kurtarıyordu.
Nakil süreci hiç de kolay olmadı tabii. Hastanın bağışıklık sisteminin tamamen sıfırlanması gerekiyordu ki yeni kök hücreler kabul görsün. Riskli bir süreçti bu, ama sonuç inanılmazdı.
Yeni Bir Hayat, İkinci Bir Şans
Nakilden sonraki günler kritikti. Her saat önem taşıyordu. Ve sonra... yavaş yavaş iyileşme belirtileri başladı. Vücut yeni hücreleri kabul ediyor, kan değerleri yükseliyordu. Aile için endişeli bekleyiş, yerini sevinç gözyaşlarına bıraktı.
Doktorların dediğine göre, bu genç artık yepyeni bir bağışıklık sistemine sahipti. Sanki yeniden doğmuş gibiydi. Literal anlamda bir hayat ikinci şansıydı bu.
Bağışçı Sayısı Artmalı
Peki ya siz? Hiç düşündünüz mü, siz de bir hayat kurtarabilir misiniz? Aslında cevap çok basit: Evet. Türkiye'de kök hücre bağışçı sayısı hala ihtiyacın çok altında. Her yüz binlerce hasta uygun verici bekliyor.
Bağış yapmak sanıldığı kadar zor değil üstelik. Basit bir kan testiyle kayıt olabiliyorsunuz. Eğer eşleşme olursa, periferik kök hücre toplama yöntemiyle - ki bu neredeyse kan bağışı kadar kolay bir işlem - birine hayat verebiliyorsunuz.
Belki de sizin genleriniz, bir çocuğun, bir gencin ya da bir anne-babanın hayatını kurtaracak. Kim bilir? Bu hikaye bize gösteriyor ki; aslında her birimizin içinde bir kahraman potansiyeli var. Sadece ortaya çıkarmak için doğru zamanı bekliyor.