Göztepe Hastanesi'nde Giyilebilir Teknoloji ile Kalp Hastası Bebekler Takip Ediliyor
Giyilebilir Teknoloji ile Bebek Kalp Hastalıkları Takibi

Göztepe Hastanesi'nde Giyilebilir Teknoloji ile Kalp Hastası Bebeklerin Anlık Takibi Yapılıyor

Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi'nde, Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Öykü Tosun ve ekibi tarafından, giyilebilir teknolojiler kullanılarak kalp hastası bebeklerin takibi gerçekleştiriliyor. Bu teknolojiler, akıllı telefon ve bilgisayar gibi cihazlarla eş zamanlı çalışabilme özelliği taşıyor. Böylece özellikle doğumsal kalp hastası yenidoğan bebeklerin ve çocukların kalp atım hızları anlık olarak izlenebiliyor.

Doğumsal Kalp Hastalıklarında Yıllık Veriler ve Tanı Süreçleri

Doç. Dr. Öykü Tosun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yılda 1 milyon canlı doğumdan yaklaşık 10 bininin doğumsal kalp hastalıklarıyla dünyaya geldiğini ifade etti. Bu hastalıkların bazılarının yapısal rahatsızlıklar, bazılarının ise ritim bozuklukları olduğuna dikkat çeken Tosun, gelişmiş teknolojiler sayesinde artık anne karnında bu sorunlara tanı konulabildiğini vurguladı.

Doç. Dr. Tosun, çocuklarda en sık görülen kalp hastalıklarından birinin, kalpte delik olarak bilinen "Ventriküler Septal Defekt (VSD)" olduğunu belirtti. Doğum sonrası hemen müdahale gerektiren, damarların ters çıktığı durumların da bulunduğunu dile getiren Tosun, yapısal kalp hastalıklarının anne karnında oluşmaya başladığını kaydetti.

Yapay Zeka Destekli Sistemler ve Aile Eğitimleri

Tosun, yenidoğan bebeklerin yapay zeka destekli takip sistemleri ve teknolojiler aracılığıyla izlenebildiğini ifade ederek şunları söyledi:

"Doğumsal kalp hastalığıyla doğan veya anne karnında ritim problemiyle mücadele eden bebeklerde endişe ve kaygı verici bir dönemde, giyilebilir teknoloji ve yapay zeka destekli izlem sistemleri devreye giriyor. Kendi kliniğimizde bu giyilebilir teknolojileri yoğun şekilde kullanıyoruz. Yapay zeka destekli giyilebilir teknolojinin verdiği verileri bize gönderirken, ne şekilde bir yol izlemeleri gerektiği konusunda ailelere eğitimler de veriyoruz."

İzlenme sürecinin önemine değinen Tosun, evde takip süreciyle ailenin kendini daha güvende hissettiğini aktardı. Bu sistemin, hekimin kontrol randevuları arasındaki kör noktaları kaçırmasının önüne geçebildiğini vurgulayan Tosun, "Hasta bize geldiğinde biz her şeyi fark edebiliyoruz. Evdeki süreçte ise hasta bize belli bir sıklıkta geliyor. Bu sistem, o süreçte bizim daha erken müdahale etmemiz gereken bir durum olup olmadığı konusunda bize değerli bir zaman kazandırıyor." bilgisini paylaştı.

Giyilebilir Teknoloji Çeşitleri ve İşleyiş Mekanizması

Bu sistemde, giyilebilir çoraplar ve saatlerin yanı sıra, yeni yeni gündeme gelmeye başlayan yelekler ve kemerlerin de bulunduğunun altını çizen Tosun, şöyle devam etti:

"Şu an küçük hastalarda giyilebilir çoraplar, daha büyük hastalarda ise giyilebilir saatler kullanılıyor. Çocukların kalp hastalıklarının tedavi ve tanı kısmında değil, daha çok izlem kısmında bize önemli bir katkı sağlıyor. Ailelere yapay zeka destekli giyilebilir teknoloji sistemlerinde birtakım ayarlamalar yapıyoruz. Aileler o verileri bize gönderiyor. Biz de o verileri kendi klinik deneyimimizle değerlendirip, eğer bir sıkıntı görürsek ve olağandışı bir durum tespit edersek kuruma davet ediyoruz."

Yapay zeka teknolojisi sayesinde kandaki oksijen değeri, hastanın solunum sayısı, nabzı ve bu nabzın trendinin sürekli olarak kayıt altına alındığını belirten Tosun, "Yapay zeka tek başına hekimin yerini asla alamaz. Hekimin klinik karar desteğine sadece katkıda bulunabilir. Hekimin hayat kurtarması için ona zaman tanıyor." ifadelerini kullandı.

Anne Karnından İtibaren Takip Süreci

Aynı hastanede Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Fahri Ovalı ise, gebeliğin başlangıcından itibaren kadın doğum hekimlerinin bebeği anne karnında düzenli olarak takip ettiğini söyledi. Herhangi bir sorunla karşılaşıldığında önceden bilgilendirme yapıldığını aktaran Ovalı, böylece doğum esnasında gerekli hazırlıkların yapılabildiğini bildirdi.

Prof. Dr. Ovalı, "Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğumsal kalp hastalıkları, her 100 bebekten 1 ila 3'ünde ortaya çıkıyor. Kalp gelişimi, gebeliğin erken döneminde gerçekleşen bir süreç. Dolayısıyla bu dönemdeki bazı olaylar, kalbin tam olarak gelişmemesine veya eksik gelişmesine yol açabiliyor." dedi.

Gebelik takibinin düzgün yapıldığında, ilk trimesterden itibaren kalp hastalıklarının tanısının konulmasının mümkün olduğunu anlatan Ovalı, "Bazı hastalıklarda bebeği erken doğurtmak da gerekebilir. Ancak büyük bir çoğunluğunda bebeklerin zamanında doğmasına kadar bekliyoruz. Doğduktan sonra hastalığın türüne göre gerekli tedavilerimizi yapıyoruz." şeklinde konuştu.