Uzmanlar Uyarıyor: 'Şikayetim Yoktu' Demeyin, Sessiz Tehlike Hipertansiyon!
'Şikayetim Yoktu' Demeyin: Sessiz Tehlike Hipertansiyon

Uzmanlardan Kritik Uyarı: Hipertansiyon Sessizce İlerliyor!

Sağlık kuruluşlarına başvuran pek çok hasta, "Şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı" ifadesini kullanıyor. Ancak uzmanlar, bu söylemin son derece yanıltıcı olduğunu ve sessiz seyreden hipertansiyonun ciddi organ hasarlarına yol açabileceğini belirtiyor.

"Şikayetim Yoktu" İfadesi Yanıltıcı Olabilir

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, hastanelerde yatan ağır hastalıkların büyük bölümünün temelinde hipertansiyonun yer aldığını kaydederek önemli açıklamalarda bulundu. Çiçek, "Son günlerde en sık duyduğum ve yanlış olarak değerlendirdiğim ifadelerden biri, 'şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı' söylemidir" dedi.

Hastaların öyküsü sorgulandığında, tansiyonlarını bugüne kadar hiç ölçtürmediklerini ve herhangi bir şikayet hissetmedikleri için sorun olmadığını düşündüklerini ifade eden Çiçek, şu bilgileri verdi:

"Hipertansiyonun en önemli özelliklerinden biri, ciddi şikayetlere, semptomlara veya belirgin bulgulara neden olmadan seyredebilmesidir. Bu nedenle, hiçbir şikayeti olmayan kişilerde tansiyonun normal olduğu yönünde yanlış bir algı oluşmaktadır."

Hipertansiyon Hangi Organları Etkiliyor?

Prof. Dr. Çiçek, hipertansiyonun yol açtığı sağlık sorunlarını şöyle sıraladı:

  • Kalp yetmezliği, kalp damar tıkanıklıkları ve kalp krizleri
  • Ciddi ritim bozuklukları ve aort damarının genişlemesi
  • Beyin damar tıkanıklıkları ve beyin kanamaları
  • Böbrek yetmezliği ve böbrek fonksiyon bozuklukları
  • Göz damar hastalıkları ve görme bozuklukları

"Hastanelerde yatan en ağır hastalıkları sıraladığımızda, hipertansiyonun birçok tablonun temelinde yer aldığını görmekteyiz" diyen Çiçek, bu nedenle "hiç şikayetim yoktu, ölçüm yaptırmadım, bilmiyordum" cümlesinin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Evde Tansiyon Ölçümü Hayat Kurtarıyor

Günümüz koşullarında ulaşılabilir maliyetlerle tansiyon ölçüm cihazlarına sahip olmanın mümkün olduğunu belirten Çiçek, her evde mutlaka bir tansiyon ölçüm cihazının bulunmasını önerdi. Cihazın çok pahalı ya da çok özellikli olmasının şart olmadığını, önemli olanın doğru ölçüm yapabilmesi olduğunu söyledi.

Tansiyon sorunu olmasa bile erişkin yaşa ulaşmış, özellikle 30 yaş üzerindeki bireylerin tansiyonlarını düzenli olarak ölçmelerinin faydalı olduğunu kaydeden Çiçek, ölçüm sıklığı konusunda şu tavsiyelerde bulundu:

  1. 6 ayda bir düzenli ölçüm yapılması
  2. Gerektiğinde 3 ayda bir ölçüm sıklığının artırılması
  3. Dinlenmiş halde ve doğru ölçüm tekniğiyle kontrol yapılması

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Ölçüm değerlerinin 13,5/8,5 ve üzerinde çıkması durumunda tek bir ölçümün yeterli olmadığını belirten Çiçek, "Bir hafta boyunca sabah ve akşam yapılan düzenli ölçümlerde ortalamanın bu değerlerin üzerinde seyretmesi durumunda mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurulmasını öneriyorum" dedi.

Kardiyoloji hekiminin yapacağı değerlendirmede fizik muayene, kalp grafisi, ekokardiyografi, laboratuvar tetkikleri ve gerekli görüldüğünde diğer tetkikleri yaparak uygun tedavi planını önereceğini ifade eden Çiçek, göz damarlarında etkilenme olup olmadığını tespit etmek için göz hastalıkları hekimi değerlendirmesinin de istenebileceğini ekledi.

Korkulması Gereken İlaç Değil, Tedavisiz Kalmak

Prof. Dr. Çiçek, son olarak önemli bir noktaya dikkat çekti: "Burada özellikle vurgulamak isterim ki korkulması gereken ilaç kullanmak değil, tansiyonun tedavi edilmemesidir. Hipertansiyon kontrol altına alınabilir bir hastalıktır ancak sessiz seyretmesi nedeniyle uzun yıllar tedavisiz kaldığında kalp, böbrek, beyin ve göz gibi hayati organlarda kalıcı ve ciddi hasarlara yol açabilir. Bu hasarların büyük bir kısmı, ne yazık ki geri döndürülemez hale gelebilmektedir."

Uzmanlar, hipertansiyonun dünyada en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu hatırlatarak, düzenli tansiyon takibinin ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyor.