Kıskançlık Sevgi Değildir! Esra Ezmeci: 'Alanınıza Girilmesini Romantize Etmeyin'
Psikolog Esra Ezmeci, toplumda yaygın olan bir yanılgıya dikkat çekerek, kıskançlığın sevgi göstergesi olarak algılanmasının tehlikelerini vurguladı. Özellikle kadın cinayetlerinde sıklıkla duyulan "çok seviyordu" veya "kıskançlıktan yaptı" gibi ifadelerin, şiddeti meşrulaştırdığını belirtti.
Sevgi Öldürmez, Kontrol Eder
Ezmeci, sevginin asla öldürmediğini ve can yakmadığını net bir şekilde ifade ediyor. Gerçek sevginin sınırlara saygı duyduğunu ve rızayı önemsediğini söylüyor. Kadın cinayetlerinin arkasındaki temel nedenin sevgi değil, kontrol arzusu, sahip olma ihtiyacı, terk edilme korkusu ve güç hırsı olduğunu açıklıyor.
Kıskançlığın Romantize Edilmesi Tehlikesi
Toplum olarak kıskançlığı sevgi, kontrolü ilgi ve baskıyı sahiplenme olarak yanlış yorumladığımızı vurgulayan Ezmeci, bu durumun şiddeti tolere etmeye yol açtığını belirtiyor. Kadınların, partnerlerinin davranışlarını "beni çok seviyor" diye yorumlayarak, psikolojik baskıyı normalleştirdiğini ve ayrılmak yerine dayanmayı seçtiğini ifade ediyor.
Cinayetlerin Psikolojik Geçmişi
Hiçbir kadının bir sabah uyanıp öldürülmediğini söyleyen Ezmeci, bu cinayetlerin öncesinde genellikle bir kontrol sürecinin yaşandığını açıklıyor. Bu süreçte kadının giyimi eleştiriliyor, arkadaş çevresi azaltılıyor, aile bağları zayıflatılıyor ve telefonu gibi kişisel alanları kontrol ediliyor. Tüm bunlar, sevgi kisvesi altında gerçekleşen bir baskı mekanizması olarak işliyor.
Toplumsal Sorumluluk ve Çözüm Önerileri
Ezmeci, toplumun bu konuda suç ortağı olduğunu belirterek, kıskançlığın sevgi olarak öğretilmesinin değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. "Seven insan can yakar mı?" sorusunun hayati önem taşıdığını, çünkü bu sorunun yanlış cevaplanmasının şiddeti normalleştirdiğini söylüyor. Sağlıklı ilişkilerin, karşılıklı saygı ve güven üzerine kurulması gerektiğini, alanlara saygı duyulmasının romantize edilmemesi gerektiğini ifade ediyor.