Uzmanlar Uyardı: Ramazan'da Sağlığınızı Tehlikeye Atmayın!
Ramazan'da Sağlığınızı Tehlikeye Atmayın!

Ramazan'da Sağlığınızı Tehlikeye Atmayın: Uzmanlardan Kritik Uyarılar

Ramazan ayının sağlık üzerindeki etkileri ve oruç sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar, alanında deneyimli uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde ele alındı. Pek çok farklı branştan hekim, Ramazan'ı sağlıklı geçirmek için vatandaşlara önemli tavsiyelerde bulundu ve yapılan yaygın hatalara karşı uyardı.

Kardiyoloji Uzmanı: "İbadet Ederken Sağlıktan Ödün Verilmemeli"

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, Ramazan ayının hem ruhsal hem de fiziksel açıdan dengeli bir şekilde geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Hastaların oruç tutma konusunda zaman zaman ısrarcı olabildiğini belirten Boztosun, sağlık faktörünün her şeyden önce geldiğini ifade etti. "Sağlığımızı tehlikeye sokmayacaksa elbette oruç tutulabilir. Ancak önceliğimiz her zaman sağlığımız olmalı" diyen Prof. Dr. Boztosun, Ramazan'da kurulan zengin sofraların ve uzun süren sohbetlerin fazla yemek tüketimine yol açabildiğine dikkat çekti. Dengeli beslenme ve düzenli egzersizin ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyerek, herkes için huzurlu ve sağlıklı bir Ramazan temennisinde bulundu.

Yaşlılarda Oruç: Bireysel Değerlendirme Şart

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Aras, Türkiye'de ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfusun arttığına işaret ederek, yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişimlerin Ramazan ayında çok daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Ağız kuruluğu, görme ve koku alma problemleri gibi durumların yaşlılıkla birlikte sık görülebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aras, vücudun su ihtiyacı devam etmesine rağmen su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Yaşlılığın beslenme açısından da çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Aras, oruç tutma kararının mutlaka bireysel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Orucun faydalarına dikkat çekmekle birlikte, bu sürecin hekim kontrolünde ve bilinçli şekilde yönetilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

Uzun Süreli Susuzluk Böbrek Hastaları İçin Risk Oluşturabilir

Nefroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen, Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun özellikle böbrek hastaları açısından ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekti. Vücudun su dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Özmen, iftar ile sahur arasında suyun yeterli ve dengeli şekilde, aralıklı olarak tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Ramazan'ın mevsimsel koşullara göre de değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özmen, yaz aylarında sıvı ihtiyacının arttığını, kış döneminde ise su içme isteğinin azalabildiğini söyledi. Bu durumun bazı dönemlerde avantaj sağlayabildiğini belirten Prof. Dr. Özmen, ancak her bireyin sağlık durumuna göre bilinçli hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.

İftarda Yavaş Beslenmek Sindirim Sorunlarını Azaltır

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, Ramazan ayında orucun uzun süreli açlık anlamına geldiğini belirterek, bu sürecin sağlıklı yönetilmesi gerektiğini vurguladı. İftarda yemeklere azar azar başlanmasını öneren Prof. Dr. Korkut, ılık bir çorba ve hafif bir yemekle başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha doğru olduğunu ifade etti. Ramazan döneminde kabızlık ve şişkinlik şikayetlerinin arttığını dile getiren Korkut, yemeklerin iyi çiğnenerek ve yavaş tüketilmesi gerektiğini söyledi. Hızlı yemenin birçok sindirim problemi başta olmak üzere farklı hastalıklara da zemin hazırlayabileceğini belirten Prof. Dr. Korkut, uzun süre tok kalabilmek için protein tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Sahurun mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Korkut, yemek yedikten hemen sonra yatmanın mide sağlığına zarar verebileceğini ifade etti. "Oruç tutabilir miyim?" sorusunun en sık yöneltilen sorular arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Korkut, bu kararın mutlaka hastalığın türüne ve kişinin genel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Oruç Ruhsal Dayanıklılığı Artırıyor

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman, Ramazan ayında tutulan orucun yalnızca fiziksel değil, ruhsal açıdan da önemli katkılar sağladığını belirtti. Oruç tutmanın stresi azalttığını, dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Tuman, bu sürecin ruhsal dayanıklılığı artırdığını söyledi. Uzun süreli açlığın bazı bireylerde depresyona karşı koruyucu etki gösterebildiğini dile getiren Tuman, ancak bu dönemde uyku düzeninin bozulabildiğine dikkat çekti. İftar ve sahur saatlerinin mümkün olduğunca düzenli tutulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Tuman, gün içerisinde yapılacak kısa süreli uykuların zihni dinlendirdiğini ve uzun vadede ruh sağlığını olumlu etkilediğini belirtti. Ramazan ayının aynı zamanda aile ve sosyal bağları güçlendiren özel bir dönem olduğuna işaret eden Tuman, bu sürecin manevi yönünün ruh sağlığına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Doğru Sıralama Kilo Kontrolünü Belirliyor

Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, Ramazan ayında kilo alımının temel nedeninin fazla kalori tüketimi olduğunu belirterek, kişinin oruç tutmasına rağmen kilo almaya devam etmesinin genellikle yanlış beslenme sıralamasından kaynaklandığını söyledi. İftarda sebze ve protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çeken Çelebi, yemeğe pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı besinlerle başlamanın kilo artışına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Düşük kalorili ancak besleyici gıdaların tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Çelebi, çorba tüketiminin ardından 10-15 dakika ara vererek ana yemeğe geçmenin tokluk kontrolü açısından faydalı olduğunu belirtti. Öğünlere avokado gibi sağlıklı yağ kaynaklarının eklenmesinin uzun süre tok kalmaya yardımcı olacağını dile getiren Çelebi, tam buğday ekmeğinin de tercih edilmesini önerdi. Sahura kalkma alışkanlığı olmayan kişilere ise en azından kefir tüketmelerini tavsiye etti.