Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkan ve halk arasında "göze perde inmesi" olarak bilinen katarakt, dünya genelinde ve Türkiye'de en yaygın körlük nedenlerinin başında geliyor. Göz Hastalıkları uzmanları, hastalığın sinsi bir şekilde ilerlediğini belirterek, erken dönemde fark edilmemesi durumunda ciddi görme kayıplarına yol açabileceği konusunda vatandaşları uyarıyor.
Kataraktın Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?
Katarakt, göz içi merceğinin şeffaflığını yitirerek matlaşması olarak tanımlanıyor. Bu durum, kişinin sisli bir perdenin veya buzlu bir camın arkasından bakıyormuş gibi hissetmesine neden oluyor. Bulanık veya puslu görme, ışıkların etrafında hale veya saçılmalar, renklerin soluk algılanması, gece görüşünde zorluk, çift görme ve gözlük numaralarında sık değişiklik hastalığın başlıca belirtileri arasında yer alıyor.
Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü'nden Doç. Dr. Hatice Nur Topuz, kataraktın yaşlanmanın doğal bir süreci olduğunu ancak sadece ileri yaşlara özgü olmadığını vurguluyor. Topuz, şeker hastalığı, uzun süreli kortizon kullanımı, sigara, yüksek tansiyon, ultraviyole ışınlara fazla maruz kalma gibi faktörlerin katarakt oluşumunu hızlandırabileceğini veya erken yaşlarda ortaya çıkmasına sebep olabileceğini ifade ediyor.
Tek Tedavi Yöntemi: Modern Katarakt Cerrahisi
Uzmanlar, kataraktın günümüzde ilaç, damla veya gözlükle tedavisinin mümkün olmadığının altını çiziyor. Hastalığın tek ve kesin tedavisi cerrahi müdahale ile bulanıklaşan doğal merceğin alınarak yerine yapay bir merceğin yerleştirilmesidir. Doç. Dr. Hatice Nur Topuz, operasyonun lokal anestezi altında, ağrısız bir şekilde ve yaklaşık 10-15 dakika sürdüğünü, hastaların aynı gün taburcu edilebildiğini belirtiyor. Ameliyat sonrası görmede hızlı bir iyileşme yaşandığını, birçok hastada ertesi gün belirgin bir görme artışı gözlendiğini ekliyor.
Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği İdari Sorumlusu Uzm. Dr. Deniz Özalp ise her kataraktın hemen ameliyat gerektirmediğini söylüyor. Özalp, ameliyat kararının, kişinin günlük yaşam aktivitelerinin görme azlığından ne kadar etkilendiğine bağlı olarak uzman hekim tarafından verildiğini açıklıyor.
Çocuklardaki Katarakta Dikkat: Erken Müdahale Hayati Önem Taşıyor
Katarakt sadece yetişkinleri değil, bebekleri ve çocukları da etkileyebiliyor. İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Nihat Sayın, çocuklardaki kataraktın çok acil ve elzem bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Sayın, "Çocuklardaki kataraktı genellikle çocuk fark edemiyor, hekim ve ebeveynler fark edebiliyor. Erken tanı özellikle çocuklarda çok önemli. Çünkü göz tembelliği riski var. Zamanında müdahale edilmezse tembellik yapıyor, ki maalesef belli bir yaştan sonra tedavisi yok" uyarısında bulunuyor. Bu nedenle, özellikle erken doğan ve yeni doğan bebeklerin ilk bir ay içinde göz muayenesinden geçmesi öneriliyor.
Uzmanlar, kataraktın tamamen önlenemese de oluşumunun geciktirilebileceğini ifade ediyor. Ultraviyole korumalı güneş gözlüğü kullanmak, sigaradan uzak durmak, kortizon gibi ilaçları doktor kontrolü dışında kullanmamak, diyabeti kontrol altında tutmak ve dijital ekran kullanım sürelerine dikkat etmek alınabilecek başlıca önlemler arasında gösteriliyor.
Son olarak uzmanlar, kataraktın dünyadaki en yüksek körlük nedeni olmakla birlikte geri dönüştürülebilir bir hastalık olduğunu hatırlatıyor. Vatandaşlara, "Korkmasınlar, geciktirmesinler, göz muayenelerini mutlaka düzenli yaptırsınlar" çağrısında bulunuyorlar.