
Günlerdir sosyal medyada dolaşan o iddialar... Bir anda her yere yayıldı, değil mi? "Randevu çeteleri var, sistem hilelere açık!" diye fısıldanan söylentilere Sağlık Bakanlığı'ndan gürültülü bir cevap geldi. Ve bu sefer hiç oralı olmamışlar.
Bakanlık sözcüsü, konuya dair yaptığı açıklamada son derece net ifadeler kullandı. "Bu iddialar kocaman bir yalandan ibaret" dedi ve ekledi: "MHRS randevu sistemi, şeffaf ve adil bir yapıda işlemektedir. Hiçkimseye ayrıcalık tanınmamaktadır."
Peki Bu İddialar Nereden Çıktı?
İnternetin karanlık dehlizlerinde bir video dolaşıma girdi. Bir kişi, sanki randevu alamamanın gizli bir çözümü varmış gibi anlatıyordu. İnsanlar da hemen kanıyor işte—umutsuzluk böyle bir şey. Ama Bakanlık diyor ki: "O videodaki anlatılanların tamamı yanıltıcı. Sistem o şekilde çalışmıyor."
Aslında olan şu: Bazı vatandaşlarımız randevu bulamayınca—özellikle de popüler hastanelerde ve doktorlarda—strese giriyor. Bu stres de böyle komplo teorilerine inanmaya yol açıyor. Halbuki sistemde yoğunluk olması, adaletsizlik olduğu anlamına gelmiyor.
Peki Ya Gerçek Çözüm Ne?
Bakanlık yetkilileri, vatandaşların randevu alırken dikkat etmesi gereken birkaç püf noktası paylaştı:
- Esnek saatleri deneyin: Sabah erken veya akşam üstü saatlerinde sistem daha az yoğun olabiliyor.
- Farklı hastaneleri kontrol edin: Aynı uzmanlıkta başka doktorlar da mevcut.
- İptal edilen randevuları takip edin: Sistem anlık güncelleniyor, bazen son dakika şansı doğabiliyor.
Yani kısacası, "çete" falan yok. Olan; biraz sabırsızlık, biraz şanssızlık ve bolca da dijital dedikodu.
Bakanlık son olarak şunu vurguladı: "Vatandaşlarımızdan ricamız, asılsız bilgilere itibar etmemeleri. Şikayetleri varsa resmi kanallardan iletsinler." Haklılar da. Sonuçta hepimiz aynı sistemden randevu almaya çalışıyoruz—kimseye arka kapı açılmıyor.