Nadir Hematolojik Kongresi'nden Önemli Açıklama: Türkiye Bölgesel Referans Merkezi Oluyor
Hematolojik Nadir Hastalıklar Derneği tarafından bu yıl 9.'su düzenlenen Hematolojik Nadir Hastalıklar Kongresi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanından yaklaşık 300 hematoloji uzmanı ve araştırmacının katıldığı kongrede, nadir hematolojik hastalıklardaki en güncel bilimsel gelişmeler ele alındı.
Kongrede Ele Alınan Başlıca Konular
Kongredeki 50'nin üzerinde bilimsel oturumda, lenfomalar, lösemiler, kemik iliği yetmezlikleri, kalıtsal kan hastalıkları ve immünolojik hematolojik sendromlar gibi nadir hematolojik hastalıklardaki son gelişmeler detaylı bir şekilde incelendi. Özellikle hücresel tedavilerin kanser üzerindeki etkisi ve Türkiye'nin bu alandaki bölgesel referans gücü üzerinde duruldu.
Türkiye'nin Bölgesel Referans Merkezi Potansiyeli
Hematolojik Nadir Hastalıklar Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, yaptığı açıklamada Türkiye'nin hematolojik kanserlerin tanı ve tedavisinde Batı Avrupa standartlarını yakaladığını, hatta bazı alanlarda bu seviyeyi aştığını vurguladı. Altuntaş, "Türkiye gelişmiş kemik iliği nakli altyapısı, artan genetik test kapasitesi, klinik araştırma ağı ve akademik birikimiyle nadir hematolojik hastalıklar alanında bölgesel referans merkez olabilecek potansiyele sahip" ifadelerini kullandı.
Nadir Hastalıkların Yaygınlığı ve Zorlukları
Prof. Dr. Altuntaş, dünya genelinde 300 milyondan fazla insanın nadir hastalıklarla yaşadığını belirterek, tanımlanmış 7 binden fazla nadir hastalığın yaklaşık yüzde 70'inin çocukluk çağında başladığını ve önemli bir kısmının genetik köken taşıdığını açıkladı. Her yıl dünya çapında yaklaşık 1,3 milyon yeni hematolojik kanser vakası görülürken, 700 binden fazla kişinin hematolojik maligniteler nedeniyle yaşamını kaybettiği ifade edildi.
En kritik sorunun tanı gecikmesi olduğunu vurgulayan Altuntaş, uluslararası verilere göre nadir hematolojik hastalıklarda doğru tanıya ulaşmanın ortalama 5-7 yıl sürebildiğini, bu gecikmenin tıbbi, psikososyal ve ekonomik açıdan ağır yükler oluşturduğunu söyledi.
Bilimsel Gelişmeler ve Tedavideki İlerlemeler
Kongrenin ana temasının "erken tanı hayat kurtarır" olduğunu belirten Altuntaş, son 10 yılda hücresel tedaviler ve CAR-T uygulamalarının bazı hematolojik kanserlerde yüzde 60-80'e varan yanıt oranları sağladığını açıkladı. Hedefe yönelik moleküllerin bazı lösemi alt tiplerinde sağkalımı 2-3 kat artırdığını, genetik tanı teknolojileri ile nadir hastalıkların tanı süresinin kısaldığını ifade etti.
Kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları sayesinde artık tedavinin hastalığa değil, hastanın moleküler profiline göre planlandığını belirten Altuntaş, bu yaklaşımın başarı oranlarını artırıp gereksiz tedavi yükünü azalttığını sözlerine ekledi.