Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mukadder Uzar Koçak, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Bilinçsiz güneşlenme alışkanlıkları, güneş yanıkları ve korunmasız ultraviyole (UV) maruziyetinin dünya genelinde cilt kanseri vakalarının artışında etkili olduğunu vurguladı.
UV Işınları En Önemli Risk Faktörü
Prof. Dr. Koçak, Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre UV ışınlarına yoğun maruz kalmanın deri kanserleri açısından en önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti. Özellikle şekli değişen benlerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Koçak, güneşten korunma ve erken tanının deri kanserlerine bağlı riskleri azaltmada kritik rol oynadığını söyledi.
Deri Kanseri Türleri ve Risk Grupları
Prof. Dr. Koçak, deri tümörlerinin köken aldıkları hücrelere göre farklı gruplara ayrıldığını açıkladı. Deri kanserleri genel olarak melanom ve melanom dışı deri kanserleri olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Melanom dışı deri kanserleri, tüm deri kanserleri içerisinde en sık görülen gruptur ve kendi içinde bazal hücreli karsinom ile skuamöz hücreli karsinom olarak ikiye ayrılır. Bazal hücreli karsinom, tüm deri kanserlerinin yaklaşık yüzde 75-80'ini oluşturur.
Açık Tenli ve Güneşe Yoğun Maruz Kalanlar Risk Altında
Bazal hücreli karsinomun daha çok açık tenli, renkli gözlü, kızıl saçlı ve ileri yaş bireylerde görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Koçak, vakaların büyük kısmının güneşe en çok maruz kalan baş-boyun bölgesinde ortaya çıktığını belirtti. Özellikle uzun yıllar güneş maruziyeti olan kişiler risk altındadır. Risk faktörleri arasında genetik yatkınlığın yanı sıra güneş ışınları önemli rol oynamaktadır. Aralıklı ve yoğun güneş maruziyeti (intermittent güneş alımı) deri kanserleri açısından önemli risk faktörleri arasında yer alır.
Skuamöz hücreli karsinom ise daha agresif seyredebilmektedir. Bu kanser türü tüm deri kanserlerinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturur. Baş-boyun bölgesinde sık görülür ve metastaz yapabilme riski taşır. Özellikle yanık izleri, kronik yaralar ve skar dokuları üzerinde gelişebilmektedir. Bu tür lezyonlar ihmal edilmemelidir.
Melanom ve Benlerdeki Değişiklikler
Melanomun deriye rengini veren hücrelerden köken aldığını belirten Prof. Dr. Koçak, melanomun tüm dünyada görülme sıklığının artması ve ölümcül seyredebilmesi nedeniyle üzerinde en fazla durulması gereken deri kanseri olduğunu vurguladı. Melanomların yaklaşık yüzde 20'si mevcut benlerden gelişebilir. Özellikle doğumsal benlerin yakın takibi büyük önem taşımaktadır. Benlerde şekil, renk, sınır veya boyut değişikliği fark edildiğinde mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Korunma ve Erken Tanı Hayat Kurtarır
Tüm deri kanserlerinde genetik yatkınlık ve güneş ışığı temel risk faktörlerindendir. Bu nedenle özellikle yaz aylarında güneşten korunma alışkanlıklarının ihmal edilmemesi gerekir. Güneşten korunma yalnızca yaz aylarında değil yıl boyunca önemlidir. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımı, uzun süre direkt güneş altında kalmama ve düzenli dermatolojik kontrollere dikkat edilmelidir. Tedavide erken tanı büyük önem taşımaktadır. Her üç deri kanseri türünde de temel yaklaşım, lezyonun güvenlik sınırları bırakılarak tamamen çıkarılmasıdır. Erken dönemde fark edilen vakalarda tedavi başarısı önemli ölçüde artmaktadır.



