Dünya genelinde kanser vakaları endişe verici bir hızla artıyor. Avustralya'daki Queensland Üniversitesinde yapılan yeni bir araştırmaya göre, 2050 yılına kadar özellikle erkeklerde kansere bağlı ölüm oranlarında ciddi bir artış yaşanacak. Bu küresel risk tablosunda prostat, cilt ve mesane kanserlerinin görülme sıklığındaki önlenemez yükseliş dikkat çekiyor.
Prostat Kanseri Erkeklerde Yaygınlaşıyor
Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, dünya genelinde prostat kanseri tanısının giderek arttığını belirterek, bunun en önemli nedenleri arasında yaşlanan nüfus ve gelişen görüntüleme yöntemlerinin yer aldığını söyledi. Artık hastalığı daha erken ve daha sık tespit edebildiklerini ifade eden Ersöz, prostatın idrar kesesinin çıkışında yer alan ve üreme sistemine yardımcı bir organ olduğunu, ilerleyen yaşlarda büyüyerek idrar yapma sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
50 Yaş Uyarısı
Risk faktörlerine değinen Doç. Dr. Ersöz, 50 yaş üstü erkekler, ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlar, sigara kullananlar ve fazla kilolu bireylerin risk altında olduğunu vurguladı. Hastalığın belirtilerinin çoğu zaman iyi huylu prostat büyümesiyle karıştırılabildiğini belirten Ersöz, idrar yaparken zorlanma, sık idrara çıkma, idrarda kan ve ileri evrelerde kemik ağrılarının görülebileceğini söyledi. Tüm erkeklere 50 yaşından itibaren, ailesinde öykü olanlara ise 45 yaşından sonra düzenli kontrol önerdiklerini ifade etti. Tedavi sürecinin hastalığın evresine göre değiştiğini, erken evrede takibin yeterli olabileceğini, ileri evrelerde ise cerrahi, radyoterapi ve ilaç tedavileriyle hastalığın kontrol altına alınabildiğini belirtti.
Mesane Kanserinde En Büyük Risk Sigara
Mesane kanserinin idrar kesesinde gelişen tümöral oluşumlar olduğunu belirten Doç. Dr. Ersöz, bu hastalıkta en önemli risk faktörünün sigara olduğunu söyledi. Sigara içerisindeki zararlı maddelerin idrar yoluyla atılırken mesane yüzeyine zarar verdiğini, bunun yanı sıra kimyasal maddelere maruz kalınan meslek gruplarında da riskin arttığını vurguladı. Hastalığın en önemli belirtisinin ağrısız ve pıhtılı idrar kanaması olduğunu, bu durumun çoğu zaman ağrıya neden olmadığını ancak mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade etti. Tanının idrar ve kan testleri ile görüntüleme yöntemleriyle konulabildiğini, erken teşhisle hastalığın tedavi edilebilir olduğunu belirtti. Korunma yollarına da değinen Ersöz, sigaranın mutlaka bırakılması, kimyasal maruziyetin azaltılması ve bol su tüketilmesi gerektiğini, idrarda kan görüldüğünde vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini söyledi.
Cilt Kanserinde Güneşten Korunma Hayati Önem Taşıyor
Cilt kanserinin görülme sıklığının özellikle son yıllarda arttığını belirten Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, en önemli nedenin güneş ışınları olduğunu söyledi. Kadınların makyajla birlikte güneş koruyucu kullanırken erkeklerde bu alışkanlığın daha az olduğunu, bunun da riskin artmasına neden olduğunu belirtti. Cilt kanserinin farklı türleri olduğunu, özellikle koyu renkli benlerden gelişen malign melanomun dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Benlerde renk değişimi, büyüme, kanama, kaşıntı gibi belirtiler varsa mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini, dermatoskopik muayenenin erken tanıda büyük önem taşıdığını vurguladı. Bazal hücreli ve epidermoid cilt kanserlerinin ise daha çok güneşe maruz kalan bölgelerde görüldüğünü, erken evrede kriyoterapi gibi yöntemlerle tedavi edilebildiğini, ilerleyen vakalarda ise cerrahi müdahalenin yüz güldürücü sonuçlar verdiğini söyledi. Özellikle malign melanomda erken tanının hayat kurtarıcı olduğunun altını çizdi.



