Seval Kaplan, Dünya Kanser Günü'nde Meme Kanseri Mücadelesini Zaferle Taçlandırdı
Genç Anne Dünya Kanser Günü'nde Kanseri Yendi

Genç Annenin Kanser Mücadelesi Dünya Kanser Günü'nde Zaferle Sonuçlandı

Genç yaşta meme kanseri teşhisi alan ve yaklaşık bir yıl süren yoğun tedavi sürecinin ardından, 4 Şubat Dünya Kanser Günü'nde kanseri yendiğini öğrenen Seval Kaplan'ın hikayesi, erken teşhisin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. 28 yaşındaki Kaplan, kadınlara düzenli muayenelerini yapmaları konusunda acil çağrıda bulundu.

Erken Teşhis Hayat Kurtardı

Seval Kaplan, evde kendi kendine yaptığı muayene sırasında memesinde bir kitle fark etti. Vakit kaybetmeden başvurduğu Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde yapılan detaylı tetkikler sonucunda, erken evre meme kanseri teşhisi aldı. Bu erken teşhis, tedavi sürecinin başarıya ulaşmasında kritik bir rol oynadı.

Zorlu Tedavi Süreci ve Genetik Testler

Kaplan'ın tedavisine hemen kemoterapi ile başlandı. Bu süreçte toplam 16 kür kemoterapi aldı. Genç yaşı ve ailesindeki kanser geçmişi nedeniyle kendisine genetik testler yapıldı. Test sonuçları, koruyucu cerrahi kapsamında her iki memesinin ve yumurtalıklarının alınması gerektiğini ortaya koydu.

Kaplan, bu kararı şu sözlerle değerlendirdi: "Yumurtalıklarımın alınacak olmasına ayrıca üzüldüm çünkü bir daha anne olamayacaktım ama hiçbir şey insan hayatından daha önemli değil."

Aile: En Büyük Motivasyon Kaynağı

5 yaşında bir oğlu olan Kaplan, tedavi sürecinde en büyük motivasyon kaynağının ailesi olduğunu vurguladı. Kapsamlı ameliyatına rağmen hastanede sadece iki gün kalan Kaplan, evine dönüp ailesiyle birlikte olmanın kendisini daha hızlı toparlamasına yardımcı olduğunu ifade etti.

Dünya Kanser Günü'nde Mutlu Son

Kaplan, doktorunun kendisini arayıp hastaneye çağırmasıyla hayatının en mutlu haberini aldı. "Doktorum 'hayırlı olsun, kanseri yendin, bitti gitti, her şeyin çok güzel' dedi. Bugünün anlam ve önemine gerçekten yakışır bir haber aldım. Dünya Kanser Günü'nde kanseri yendiğimi öğrendim. Bugünü hiç unutmayacağım." şeklinde konuştu.

Uzman Görüşü: Hastalıktan Hiçbir İz Kalmadı

Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Lütfi Doğan, hastanın tedavi sürecini değerlendirdi. Doğan, Kaplan'ın meme kanseri tanısıyla başvurduğunu, hastalığın lenf bezlerine yayıldığını ancak ilaç tedavisine çok iyi yanıt verdiğini belirtti.

Doğan, şunları ekledi: "Tedavi sürecinin sonunda tahliller bize gösterdi ki hastalıktan hiçbir iz kalmamış. Kanseri yendi diye tabir ettiğimiz durum gerçekleşmiş. Bu hem bizi hem hastamızı son derece mutlu etti."

Erken Teşhis Çağrısı ve Önemli Uyarılar

Seval Kaplan, yaşadığı deneyimden yola çıkarak kadınlara şu çağrıyı yaptı: "Kimse kendini ihmal etmesin, geçer, önemsemiyorum demesin. Mutlaka en ufak bir şey hissettiklerinde hemen doktora gitsinler, çünkü kanser yaşa bakmıyor. Ben de 28 yaşındayım. O yüzden en ufak bir şikayet olduğunda mutlaka doktorlarına başvursunlar, düzenli taramalardan geçsinler."

Prof. Dr. Lütfi Doğan ise meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu hatırlatarak, son yıllarda tanı yaşının 30'lu yaşlara kadar düştüğünü vurguladı. Doğan, Türkiye'deki ulusal tarama programı kapsamında 40 yaşından itibaren mamografi taramalarına çağrıldığını, ancak risk grubundaki bireylerin doğrudan üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini ifade etti.

Seval Kaplan'ın hikayesi, kanserle mücadelede erken teşhisin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, Dünya Kanser Günü'nde aldığı zafer haberiyle de umut verici bir örnek teşkil ediyor.