TÜİK Raporu: Türkiye'nin Kanser Haritasında Şaşırtan İller Sıralaması
Kanser Ölümlerinde İlk Sırada Büyükşehirler Yok

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayınladığı son ölüm nedenleri raporu, ülkemizdeki kanser kaynaklı vefatların iller bazında nasıl bir dağılım gösterdiğini ortaya koydu. Rapora göre, iyi ve kötü huylu tümörlere bağlı ölüm oranlarında bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor. Bu dağılımda bölgesel yaşam koşulları, sağlık hizmetlerine erişim ve demografik yapı gibi faktörler etkili olurken, bazı iller ülke ortalamasının üzerinde, bazıları ise altında seyrediyor. Hazırlanan veriler, kanser nedeniyle ölüm oranlarının en yüksek ve en düşük olduğu şehirleri net bir şekilde listeliyor.

Kanser Türlerine Göre Ölüm Dağılımı

TÜİK verileri, tümör kaynaklı ölümlerin hangi kanser türlerinden kaynaklandığını da detaylandırıyor. Ölümlerin %29,1'i gırtlak, soluk borusu, bronş ve akciğerin kötü huylu tümörlerinden kaynaklanıyor. Bu oran, bu kanser grubunun ne kadar önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gözler önüne seriyor. İkinci sırada ise %8,0 ile kolon (kalın bağırsak) kanseri geliyor. Lenfoid ve hematopoetik (kan yapıcı organlar) kötü huylu tümörler ise %7,8'lik bir paya sahip.

Şaşırtan İller Sıralaması ve Önemli Not

Raporun en çarpıcı sonuçlarından biri, kanserden ölüm oranlarının en yüksek olduğu iller listesinde ne İstanbul'un ne de Ankara'nın ilk sırada yer almaması. Bu durum, kanser yükünün dağılımının sanılandan farklı dinamikler gösterdiğine işaret ediyor. Ancak, hangi illerin listenin başında yer aldığına dair spesifik isimler bu haber metninde paylaşılmamıştır. Paylaşılan verilerin 2024 yılına ait olduğu ve bir sonraki raporun Haziran 2026'da yayımlanacağı da TÜİK tarafından duyuruldu.

Sonuç ve Genel Değerlendirme

TÜİK'in bu kapsamlı raporu, Türkiye'de kanserle mücadelede bölgesel stratejilerin geliştirilmesi için kritik veriler sunuyor. Kanser kaynaklı ölümlerin coğrafi dağılımını anlamak, sağlık politikalarının ve kaynak aktarımlarının daha etkin planlanmasına olanak tanıyacaktır. Özellikle gırtlak ve akciğer kanserlerinin ölüm nedenleri arasında açık ara önde olması, bu alandaki koruyucu hekimlik ve erken teşhis çabalarının artırılması gerekliliğini bir kez daha vurguluyor. Toplumun bu konudaki farkındalığının yükseltilmesi, gelecek raporlarda olumlu sonuçların görülmesi için atılacak en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.