Uzmanlar Uyarıyor: Yaşam Tarzı Kanser Riskini Doğrudan Etkiliyor
Kanser, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve her geçen yıl artış gösteren ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak önemini koruyor. Uzmanlar, kanser vakalarının önemli bir bölümünün yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğine dikkat çekerek, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini vurguluyor.
Kanser İstatistikleri Endişe Verici Boyutlarda
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görülüyor ve yaklaşık 10 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'de ise Sağlık Bakanlığı verileri, yılda 200 binden fazla kişiye kanser tanısı konulduğunu ve kanserin ölüm nedenleri arasında üst sıralarda yer aldığını ortaya koyuyor. Bu veriler, hastalığın küresel ve ulusal boyutlardaki ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Kanser Artık Tek Tip Bir Hastalık Olarak Görülmüyor
Ulusal Kanser Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Medikal Onkoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Dilşen Çolak, tıbbın kansere bakışının son yıllarda köklü bir değişim geçirdiğini belirtti. Çolak, "Eskiden kanser toplumda tek tip bir hastalık olarak algılanıyordu. Oysa bugün biliyoruz ki kanser, farklı biyolojilere, farklı davranış biçimlerine ve farklı tedavi yaklaşımlarına sahip hastalıkların genel adıdır. Bu nedenle her hastaya özel kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir" dedi.
Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
Kanserde erken tanının kritik rolüne değinen Çolak, "Erken tanı, henüz hastalık belirti vermeden ya da kanser öncülü aşamada yakalanabilmesidir. Bu sayede tedavi şansı artar ve daha küçük müdahalelerle hastalık kontrol altına alınabilir" ifadelerini kullandı. Türkiye'de yürütülen tarama programlarının önemini vurgulayan Çolak, özellikle meme, rahim ağzı ve kolorektal kanserlerin taramalarla erken evrede tespit edilebildiğini hatırlattı.
Kanserlerin Önemli Bir Kısmı Önlenebilir
Çolak, kanserin yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil, aynı zamanda önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu da söyleyerek, "Kanserlerin önemli bir bölümü yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak bu noktada büyük önem taşıyor" açıklamasında bulundu. Çolak, öne çıkan risk faktörleri ve önerilerini şöyle sıraladı:
- Ultra işlenmiş gıdaların sık tüketimi kanser riskini artırabiliyor.
- Sigara, başta akciğer olmak üzere birçok kanser türü için en önemli risk faktörlerinden biri.
- Alkol tüketimi, kanser gelişimiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.
- Hareketsiz yaşam, obezite ve buna bağlı kanser riskini önemli ölçüde artırıyor.
Akıllı İlaçlar ve Kişiye Özel Tedaviler Ön Planda
Kanser tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını belirten Çolak, özellikle hedefe yönelik tedavilerin öne çıktığını ifade ederek, "Artık tedavilerde sadece klasik kemoterapiler değil, akıllı ilaçlar, immünoterapiler ve hedefe yönelik tedavi seçenekleri ön planda. Ancak her tedavi her hasta için uygun değildir. Tedavi planı hastalığın tipi, evresi ve hastaya ait özellikler doğrultusunda kişiye özel olarak belirlenir" dedi.
Kanser Biyopsikososyal Bir Süreçtir
Kanserin yalnızca bir hastalık değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir süreç olduğunu vurgulayan Çolak, "Kanser tek başına fiziksel bir hastalık değildir. Biyopsikososyal bir süreçtir. Bu nedenle tedavi sürecinde sadece hastalığı değil, hastanın yaşam kalitesini de iyileştirmeyi hedefleriz" açıklamasını yaptı. Aile desteğinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirten Çolak, kanserin bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunun altını çizdi.
Ulusal Kanser Haftası kapsamında toplumda farkındalığın artırılmasının önemine de dikkati çeken Çolak, düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, "Erken tanı hayat kurtarıyor. Bu nedenle herkesin yaşına ve risk grubuna uygun kanser taramalarını düzenli olarak yaptırması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.



