Prof. Dr. Dilek Toprak'tan Çarpıcı Açıklama: Bir Nargile Seansı 100 Sigara Dumanına Bedel
Bir Nargile Seansı 100 Sigara Dumanına Bedel

Prof. Dr. Dilek Toprak'tan Çarpıcı Açıklama: Bir Nargile Seansı 100 Sigara Dumanına Bedel

Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Toprak, Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada nikotin bağımlılığı, sigara ve nargile kullanımının etkilerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Toprak, nargilenin içim süresi, duman miktarı ve kullanılan tütünün yapısı nedeniyle sigaradan çok daha zararlı olabildiğini vurguladı.

Nargile Seansında 100 Sigara Dumanı Solunuyor

Prof. Dr. Toprak, bir nargile seansında bir kişinin 100 ya da daha fazla sigara dumanı kadar duman soluduğunu kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) de bu konuda benzer uyarılarda bulunduğunu belirten Toprak, nargilenin sigaraya kıyasla daha tehlikeli olmasının nedenlerini şöyle sıraladı:

  • Nargile kömürle yakıldığı için karbonmonoksit gibi toksik gazlar da solunur. Ayrıca nargile dumanı, sigara dumanından daha fazla ağır metal, katran ve kanserojen madde içerebilir.
  • Nargile genellikle 30-60 dakika gibi uzun bir sürede içilir. Bu süre zarfında bir nargile içicisi, sigara içen birinin aldığından çok daha fazla duman solur.
  • Nargilede genellikle ağızlıklar paylaşıldığı için tüberküloz, Herpes ve diğer enfeksiyon hastalıklarının yayılma riski fazladır.
  • Nargiledeki su zararlı maddeleri yeterince filtrelemez ve duman hâlâ toksinler içerir.

Nikotin Bağımlılığı ve Tütün Salgını

Sigaranın temel bağımlılık yapıcı maddesinin nikotin olduğunu belirten Prof. Dr. Toprak, "Nikotin, beyindeki dopamin salınımını tetikleyerek kişide keyif ve ödül hissi yaratır. Bu his, zamanla beynin nikotine karşı tolerans geliştirmesine ve aynı etkiyi elde etmek için daha fazla maddeye ihtiyaç duymasına neden olur" dedi. Sadece bir kez kullanmanın bile bağımlılık riskini artırdığını vurguladı.

Dünya Sağlık Örgütü'nün tütünün yaygın kullanımı için "tütün salgını" ifadesini kullandığını hatırlatan Toprak, bunun şimdiye kadar karşılaşılan en büyük halk sağlığı tehditlerinden biri olduğunu söyledi. Yılda 8 milyondan fazla insanın tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu ölümlerin 1,2 milyonunun pasif içicilikten kaynaklandığını aktardı.

Sigara Bağımlılığı Tanı Kriterleri ve Tedavi Yöntemleri

Sigara bağımlılığının DSM-5 evrensel tanı kriterleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Toprak, son 12 ay içinde aşağıdaki kriterlerden en az 2'sinin bulunmasının nikotin bağımlılığını düşündürdüğünü belirtti:

  1. Planlanandan daha fazla veya daha uzun süre sigara içme
  2. Bırakma girişimlerinin başarısız olması
  3. Sigara temini ve içimi için aşırı zaman harcama
  4. Güçlü içme isteği
  5. İş, okul veya sosyal sorumlulukların aksaması
  6. Zararlı etkiler bilinmesine rağmen devam etme
  7. Tolerans gelişimi
  8. Yoksunluk belirtileri görülmesi

Sigara bağımlılığının tedavi edilebildiğini ve etkili yöntemler olduğunu vurgulayan Toprak, "En yüksek başarı oranı davranışsal destek ve ilaç tedavisi birlikteliği ile elde edilir. Farmakolojik destekle bırakma oranı yüzde 15–35'e kadar çıkabilir" dedi. Tedavi sürecinde relaps (nüks) görülmesinin normal olduğunu, bunun bağımlılığın kronik doğasının göstergesi olduğunu ekledi.

Tütün Bağımlılığının Önlenmesi İçin Tavsiyeler

Prof. Dr. Dilek Toprak, tütün bağımlılığının önlenmesi noktasında hedefin sigaraya başlamanın önlenmesi olması gerektiğini söyledi. Gençlerin ve çocukların bu tehlikeden korunması için şu önerilerde bulundu:

  • Ailelerin özellikle ebeveynlerin bilinçlendirilmesi ve gençler üzerinde olumlu model olmaları önemlidir.
  • Elektronik sigara bir sigara bırakma yöntemi değildir, sağlık açısından önemli riskler taşır.
  • Ailece düzenli ve kaliteli zaman geçiren, iletişimi güçlü ailelerin çocuklarının sigara ve alkolü bırakma oranı daha yüksektir.
  • Çocuğun akademik becerilerini desteklemek, okul dışı farklı aktivitelere yönlendirmek, daha olumlu arkadaş çevrelerine girmesine destek olmak katkı sağlayacaktır.
  • Sigarayı bırakmak için Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı Sigara Bırakma Polikliniklerinden yardım alınabilir.
  • Sigara kullanımı hakkında eğitimler ve farkındalık çalışmaları okullarda yaygın olarak yapılmalıdır.
  • Televizyon, radyo ve sosyal medya üzerinden sigaranın zararlarına yönelik bilinçlendirme kampanyaları etkili olur.
  • Ergenler arasında sigaraya başlamanın altında yatan nedenler çoğu zaman stres, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik sorunlar olabilir. Bu durumda gençlere psikolojik destek sağlamak önemlidir.

Prof. Dr. Toprak, erken yaşta sigaraya başlamayı önlemek için bu adımların hem devlet politikaları hem de toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak sözlerini tamamladı.