Glokom Hastalığı Sinsi İlerliyor: Erken Teşhis Körlüğü Önleyebilir
Glokom Sinsi İlerliyor: Erken Teşhis Körlüğü Önler

Glokom Hastalığı Sinsi İlerleyerek Körlüğe Neden Olabiliyor

Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi Başkanı Prof. Dr. Tekin Yaşar, glokom hastalığının göz sinirinde geri dönüşü olmayan hasara yol açarak, başlangıçta görme alanını daralttığını ve ilerleyen dönemlerde körlükle sonuçlanabildiğini vurguladı. Prof. Dr. Yaşar, bu sinsi hastalığa karşı vatandaşları uyararak, düzenli göz muayenelerinin hayati önem taşıdığını belirtti.

Dünya Glokom Haftası ve Toplumsal Farkındalık

Her yıl düzenlenen Glokom Haftası, bu yıl 08-14 Mart tarihleri arasında gerçekleşiyor. Bu özel hafta kapsamında, tüm dünyada glokom hastalığı konusunda toplumu bilinçlendirmeye yönelik çeşitli etkinlikler ve çalışmalar yapılıyor. Glokom, halk arasında "göz tansiyonu hastalığı" olarak biliniyor ve günümüzde önemli bir sağlık sorunu olarak kabul ediliyor.

Türk Oftalmoloji Derneği, Türkiye'de hastalığın erken dönemlerde teşhis edilebilmesi ve görmenin korunabilmesi için temel göz muayenelerine olan ihtiyacı halka duyurmayı amaçlıyor. Dernek, insanları göz tansiyonu ölçümü konusunda bilinçlendirmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Ramazan Ayında Göz Damlası Kullanımı

Prof. Dr. Tekin Yaşar, bu yıl Glokom Haftası'nın Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle önemli bir bilgilendirmede bulundu. Göz tansiyonunun kronik hastalıklar arasında yer aldığını hatırlatan Yaşar, uzun süreli damla tedavisine ara verilmeden devam edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Ramazan ayında hastaların en çok sorduğu sorulardan birinin, göz damlasının orucu bozup bozmadığı olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu konudaki açıklamasını paylaştı:

"Göze damlatılan ilaç, miktar olarak çok az yani 1 mililitrenin 1/20'si olan 50 mikrolitre olup bunun bir kısmı gözün kırpılmasıyla dışarıya atılmakta, bir kısmı gözde, göz ile burun boşluğunu birleştiren kanallarda ve mukozasında gözenekler yolu ile emilerek vücuda alınmaktadır. Kaldı ki bu işlem yeme içme yani gıdalanma anlamı da taşımamaktadır. Dolayısıyla göz damlası kullanmak orucu bozmaz."

Prof. Dr. Yaşar, göz damlasını kullanmak için sahur ya da iftar vakitlerinin beklenmemesi gerektiğini ve damlaların düzenli bir şekilde saatinde kullanılmasının önemli olduğunu vurguladı. "Tedavinin düzenli olması ve devamlılığı açısından çok önemli. Bunu hastalarımıza her fırsatta hatırlatıyoruz" dedi.

Glokom: Körlüğün En Yaygın İkinci Nedeni

Prof. Dr. Tekin Yaşar, dünyada glokomun katarakttan sonra körlüğün en yaygın ikinci nedeni olduğunu açıkladı. Hastalığın önemli nedenlerinden birinin, hastaların çoğunda yükselen göz tansiyonunun, göz sinirindeki kan dolaşımı ile beslenmesini bozması ve bu basıncın sinir hücrelerinde harabiyet oluşturması olduğunu belirtti.

Göz sinirinde oluşan hasarın geri dönüşü olmadığını ifade eden Yaşar, glokom nedeniyle kaybedilen görme yetisinin geri döndürülemediğini vurguladı. Bu nedenle erken tanının çok önemli olduğunu, hastalığın erken tespitiyle glokomun durdurulabileceğini söyledi.

Türkiye'de yaklaşık olarak 2,5 milyon kişinin glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu hastaların yarısı glokom olduklarından habersiz durumda. Hastaların yaklaşık 300 bini ise düzenli tedavi görüyor.

Glokom hastalığı, optik sinirde sinsi, çoğu kez ağrısız, gizli bir şekilde geri dönüşü olmayan hasara neden oluyor ve bilinen hiçbir tedavi kaybedilen görmeyi geri getiremiyor. Optik sinire zarar vermeyi önlemenin en etkili yolu, erken tanı ile hastalığı belirlemek ve çeşitli farmakolojik ilaç, lazer ve cerrahi müdahalelerle göz içi basıncını azaltmaktır. Ayrıca optik siniri, görme alanını koruyucu (Nöroprotektif) tedaviler de söz konusudur.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Ailede Glokom Hastası Olanlar Dikkat!

Hastalığın doğuştan itibaren her yaşta görülebildiğini, ancak genellikle 40 yaşlarından sonra ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Yaşar, yaş ilerledikçe glokomun görülme sıklığının arttığını belirtti. Glokomun birçok tipinin kadınlarda daha sık görüldüğünü, doğumsal olanlara ise erkeklerde daha sık rastlandığını söyledi.

Ailede glokom öyküsü olan bir üyenin varlığının, glokom varlığı konusunda endişe yaratması gerektiğini ve bu kişilerin kontrollerini düzenli olarak yaptırmaları gerektiği uyarısında bulundu.