Kış mevsimiyle birlikte hapşırık, öksürük ve yataklara düşüren hastalıklar da geri döndü. Ancak uzmanlara göre, yıllardır bu durumun sorumlusu olarak gördüğümüz 'soğuk hava' tek başına suçlu değil. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, 12 Ocak 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla ezber bozan bir uyarıda bulunarak asıl tehlikenin ne olduğunu gözler önüne serdi.
Asıl Suçlu Soğuk Hava Değil, Virüslerin Tuzağı
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, soğuk havanın tek başına bir mikrop olmadığını, ancak mikropların işini kolaylaştıran mükemmel bir 'suç ortağı' olduğunu vurguladı. Bizi hasta eden asıl failin, soğuktan bağımsız olarak hareket eden virüsler olduğunu belirtti. Kış aylarında artan hastalıkların temelinde, soğuktan korunmak için iç mekanlara kapanmamız ve burada virüslere davetiye çıkaran koşullar yatıyor.
Virüsler Vücudumuza Girmek İçin 5 Adımlı Planı Nasıl İşletiyor?
Müftüoğlu, virüslerin vücudumuza sızmak için izlediği sinsi yolu 5 adımda özetliyor:
- İçeriye Kapanmak: Soğuk hava nedeniyle okullar, ofisler ve toplu taşıma araçları daha kalabalık hale gelir. Bu kapalı ortamlar, virüslerin yayılması için ideal bir 'yakın temas festivali' alanı oluşturur.
- Kuru Havanın Savunmayı Çökertmesi: Kışın hem dış ortamın kuru olması, hem de iç mekanlardaki kalorifer ve klimasyon havanın nemini tamamen alır. Burun ve boğaz iç yüzeyimiz kuruduğunda, mukosilier sistem adı verilen ve virüsleri temizleyen doğal savunma mekanizmamız işlevini yitirir.
- Savunma Boşluğunun Oluşması: Kuruyan mukoza, virüslerin tutunup çoğalması için mükemmel bir zemin haline gelir. Doğal bariyerlerimiz zayıfladığında, virüsler bu açığı asla kaçırmaz.
- Bağışıklık Sisteminin Zorlanması: Vücut, ısı düzenlemesi için ek enerji harcarken, aynı anda kurulukla mücadele etmek zorunda kalır. Bu durum bağışıklık sistemini yorar ve savunmasız bırakır.
- Hastalığın Yerleşmesi: Tüm bu olumsuz koşullar bir araya geldiğinde, virüsler artık rahatça vücuda girer, yerleşir ve hastalık belirtilerini ortaya çıkarır.
Üşümek mi, Kurumak mı Daha Tehlikeli?
Prof. Dr. Müftüoğlu'nun altını çizdiği en kritik noktalardan biri de bu sorunun cevabı. Uzmana göre, kışın bizi yataklara düşüren asıl suçlu 'üşümek' değil, 'kurumak'tır. Burun ve boğaz yolundaki nem kaybı, vücudun en önemli savunma hatlarını devre dışı bırakır. Dolayısıyla, soğuktan korunmak kadar, özellikle kapalı ortamlardaki havayı nemlendirmek de hastalıklardan korunmada hayati öneme sahiptir.
Sonuç olarak, kış hastalıklarından korunmak için sadece kalın giyinmek yeterli değil. Kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen süreyi mümkün olduğunca kısaltmak, bulunulan mekanları düzenli havalandırmak ve ortam nemini ideal seviyede (yaklaşık %40-60) tutmak alınabilecek en etkili önlemler arasında yer alıyor. Böylece virüslerin kurduğu o sinsi tuzağa düşmemiş oluruz.