Yapay Zekâ Göz Sağlığında Devrim Yaratıyor
Tıp dünyası, dijital dönüşümün en hızlı adapte olduğu alanlar arasında öne çıkıyor. Yapay zekâ teknolojileri, tanı süreçlerinden tedavi planlamasına kadar sağlık hizmetlerinin pek çok aşamasında etkin bir şekilde kullanılıyor. Bu akıllı sistemler, hem hizmet kalitesini yükseltiyor hem de doğruluk oranlarında kayda değer artışlar sağlıyor. Dijitalleşmenin en çarpıcı örneklerinden biri ise göz muayenelerinde karşımıza çıkıyor.
Korneadan Retinaya Eş Zamanlı Analiz
Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Bozkurt Şener, yapay zekâ destekli göz muayenesi teknolojisinin detaylarını paylaştı. Prof. Şener, yapay zekâ algoritmaları sayesinde gözün dijital haritasının çıkarıldığını belirtti. Bu teknolojinin, gözün optik ve anatomik yapısına ait 100'ün üzerinde parametreyi sadece birkaç dakika içinde ölçebildiğini vurguladı.
Kornea kalınlığından göz içi basıncına, retina katmanlarından mercek yapısına kadar birçok verinin 30 farklı yapay zekâ algoritması aracılığıyla eş zamanlı olarak analiz edildiğini açıklayan Şener, elde edilen verilerin süzülerek 100'den fazla göz rahatsızlığının erkenden fark edilmesine olanak tanıdığını ifade etti.
Hekim Deneyimi Kritik Önem Taşıyor
Prof. Dr. Bozkurt Şener, korneadan göz bebeğine, retinadan merceğe kadar gözün tüm dokularının en ince ayrıntısına kadar incelendiğini dile getirdi. Mikroskobik düzeydeki değişimlerin dahi saptanabildiğini söyleyen Şener, bu durumun özellikle glokom, makula dejenerasyonu, diyabete bağlı retina hastalıkları ve kornea problemleri gibi ilerleyici rahatsızlıklarda erken müdahale şansı sunduğunu hatırlattı.
"Yapay zekâdan elde edilen ham verilerin titiz bir klinik süzgeçten geçirilmesi şart" diyen Prof. Şener, her verinin her hastada aynı anlamı taşımadığının altını çizdi. Hastanın yaşı, sistemik hastalıkları, yaşam tarzı ve geçmiş öyküsü dikkate alınmadan yapılacak yorumların eksik kalacağını vurguladı.
Şener, "İşte tam bu noktada hekim tecrübesi devreye giriyor. Yapay zekâ güçlü bir analiz imkanı sunsa da doğru tanı ve kişiye özel tedavi planı, hekim aklı ve klinik deneyimiyle şekilleniyor" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin Teknoloji ve Birikim Sentezi
Türkiye'nin tıp alanında oldukça avantajlı bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Prof. Şener, ülkenin dünyanın iki farklı ucundaki güçlü ekolleri doğru bir sentezle bir araya getirebildiğini belirtti. Bu yaklaşımın sağlık hizmetlerinde önemli bir kalite standardı oluşturduğunu ifade etti.
"Bugün Amerika'daki gibi en ileri teknolojiyi, en güncel cihazları ve yenilikçi tedavi yöntemlerini kullanarak hastalarımıza hizmet sunuyoruz. Ancak bunu yaparken Avrupa'daki o köklü, detaycı ve hasta odaklı klasik değerlendirme sisteminden de vazgeçmiyoruz" diyen Şener, teknolojinin hız ve hassasiyet sağlarken, klasik klinik yaklaşımın ise güven ve bütüncül bakış kazandırdığını söyledi.
Yılların birikimiyle şekillenmiş hasta değerlendirme sistemiyle çağın gerektirdiği en üst düzey teknolojiyi birleştirdiklerini belirten Prof. Şener, Türkiye'nin tam da bu dengeyi kurabildiği için tıpta farklı ve güçlü bir konuma ulaştığını ifade etti. Bu sentezin sadece tedavi başarısını değil, hastanın kendini güvende hissetmesini de sağladığını ekledi.
Cerrahi Uygunluk Testleri ve Analitik Yaklaşım
Son dönemde gözlük veya kontakt lenslerden kurtulmak isteyenlerin sıklıkla lazer ve premium lens (akıllı lens) cerrahisine yöneldiğini hatırlatan Prof. Şener, bu uygulamaların kişilere uygun olup olmadığıyla ilgili yapay zekânın değerli veriler sunduğunu açıkladı.
Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve diğer biyometrik parametrelerin analiz edildiğini dile getiren Şener, "Bu sayede cerrahiye uygunluk objektif şekilde değerlendirilebiliyor. Geleneksel yöntemlerin ötesine geçen bu analitik yaklaşım, her hastanın kendine has anatomik haritasına en uygun tedavi metodunun belirlenmesine olanak tanıyor" ifadelerini kullandı.
Bu yaklaşımın hem hastanın güvenini artırdığını hem de doğru hasta-doğru tedavi yaklaşımını güçlendirdiğini vurgulayan Prof. Şener, teknolojinin hasta merkezli bakımda önemli bir rol oynadığını belirtti.
Türkiye Göz Sağlığında Dünya Markası Oluyor
Türkiye'nin genel tıbbın yanı sıra göz sağlığında da oldukça tercih edilen bir ülke olduğuna dikkat çeken Prof. Şener, özellikle son çeyrek asırda önemli bir yükseliş sergilendiğini anlattı.
Prof. Şener, bu başarının arkasında yatan faktörleri şöyle sıraladı:
- Gelişmiş teknolojik altyapı
- Hızlı tanı ve tedavi süreçleri
- Deneyimli hekim kadrosu
- Rekabetçi ücretlendirme politikaları
Bu unsurların bir araya gelmesiyle Türkiye'nin göz sağlığı alanında uluslararası bir referans noktası haline geldiğini belirten Şener, yapay zekâ destekli sistemlerin bu konumun daha da güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.