Silivri'de Yaşayan Anne, Oğlundan Yapılan Böbrek Nakliyle Hayata Tutundu
Silivri'de yaşayan 52 yaşındaki Nuray Demirkan, şeker hastalığına bağlı gelişen böbrek yetmezliği nedeniyle zorlu bir süreçten geçti. Ellerinde ve ayaklarındaki şişliklerle başlayan rahatsızlık, yapılan tetkikler sonucu böbrek yetmezliği teşhisi konulmasıyla ciddi bir boyut kazandı.
Bir Yıllık Tedavi Süreci ve Nakil Kararı
Yaklaşık bir yıl süren tedavi ve hazırlık döneminin ardından Demirkan, 31 Mart tarihinde Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde oğlu Barış Demirkan'dan yapılan böbrek nakli ameliyatına girdi. Üç çocuk annesi Nuray Demirkan, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
"Ellerim, ayaklarım şişti. Dahiliye 'Nefroloji bakacak' dedi. Nefroloji böbrek yetmezliği teşhisi koydu ve 'diyaliz ve nakil' önerdi. Eşim önce test verdi ancak böbreğinde taş çıkınca uygun olmadı. Üç çocuğum da geldi, küçük oğlum Barış'ın böbreği uyumlu çıktı. Benim kalpte sıkıntı çıkınca anjiyo oldum ve sonrasında 3-4 ay diyalize girdim. Ameliyat olalı 20 gün oldu, şu anda iyiyim."
"Oğlum Beni Hayata Döndürdü"
Oğluna duyduğu minneti dile getiren anne Demirkan, "Allah razı olsun beni hayata döndürdü. Çok teşekkür ederim, işi rast gitsin. Oğlumu alnından öpmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Hastalık sürecindeki korkularını da paylaşan Demirkan, "Zor, Allah kimseye yaşatmasın. Hep korkuyla yaşadım. Oldum çok şükür. Eşim de mutlu oldu, çok sevindi. Hamdolsun sağlığıma kavuştum" dedi.
"Annem Bana Can Verdi, Ben Ona Hayat Verdim"
29 yaşındaki kepçe operatörü Barış Demirkan ise annesine böbreğini verme kararını şu sözlerle açıkladı: "Bizim sürecimiz bir senelik süreç. Doktora gittiler, böbrek yetmezliği teşhisi koydular. Üç kardeşimizden benimki uyumlu çıktı. Güzel bir şey, annem bana can verdi, ben ona hayat verdim."
Nakil öncesindeki korkularını da paylaşan Barış Demirkan, "Öncesinde korkuyordum tabii nakil sürecinden ama söz konusu annem olunca korku ikinci planda kaldı. Diyaliz çok zor bir süreç. Annemi orada görünce insan dayanamıyor tabii. Herkese tavsiye ederim" diye konuştu.
Doktorların Açıklamaları ve Organ Bağışı Vurgusu
Operasyonu gerçekleştiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi sorumlu hekimi Prof. Dr. Halil Erbiş, Nuray Hanım'ın yaklaşık bir yıldır böbrek rahatsızlığı olduğunu ve kalbine stent takıldıktan sonra nakil sürecine geçildiğini belirtti. Prof. Dr. Erbiş, "Böbrek nakli olmasaydı diyalizle hayatını devam ettirmek zorunda kalacaktı. Diyalizdeki hastalar haftada 3 gün en az 4 saat diyalizde kalıyor" dedi.
Organ bağışının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Erbiş, "Ülkemizde canlıdan organ nakilleri çok daha fazla fakat Avrupa ülkelerinde ve Amerika'da kadavradan organ nakilleri daha fazla. Ülkemizdeki bu oranı değiştirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yüksek Riskli Hasta Başarıyla Ameliyat Edildi
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Erkalma ise Nuray Hanım'ın uzun yıllar diyabet hastası olarak takip edildiğini ve son dönem böbrek hastalığı geliştiğini belirtti. Dr. Erkalma, "Nuray Hanım yüksek riskli bir hastaydı. Önce serum kan temizleme tedavisi yaptık, antikorlarını temizlemek için. Onu en güzel şekilde uyumlu hale getirdikten sonra oğlundan başarılı bir böbrek nakli oldu" açıklamasını yaptı.
Organ bağışı çağrısında da bulunan Dr. Erkalma, "Akrabalar arası nakilleri, canlı nakilleri ülke olarak daha fazla yapıyoruz ama asıl istediğimiz organ bağışlarının artması. Kadavradan nakil sayılarının artırılmasını çok istiyoruz" dedi.
Hem anne hem de oğlunun sağlık durumunun iyi olduğu ve normal hayatlarına dönmeye başladıkları bildirildi. Bu duygusal hikaye, organ bağışının hayat kurtarıcı önemini bir kez daha gözler önüne serdi.



