Türkiye'nin İlk Uluslararası Proton Çalıştayı Düzenlendi: Kanser Tedavisinde Yeni Dönem
Türkiye'nin İlk Uluslararası Proton Çalıştayı Gerçekleşti

Türkiye'nin İlk Uluslararası Proton Çalıştayı Düzenlendi: Kanser Tedavisinde Yeni Dönem

Türkiye'de kanser tedavisinde ileri teknoloji kullanımına yönelik önemli bir adım atıldı. Proton Tedavileri ve Parçacık Hızlandırıcıları Bilim ve Teknoloji Derneği (PROPAR-TEK) tarafından organize edilen Türkiye'nin 1. Uluslararası Proton Çalıştayı, Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirildi. Bu çalıştay, proton tedavisinin Türkiye'de uygulanması, yerli üretim potansiyeli ve sağlık turizmine olası katkıları gibi kritik konuları masaya yatırdı.

Çalıştayın Amacı ve Vizyonu

PROPAR-TEK Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, çalıştayın amacını şu sözlerle açıkladı: "Biz PROPAR-TEK olarak, sağlık ve sanayi alanlarındaki yüksek teknolojiyi üretebilecek, bilgi birikimini artırabilecek bir bulut kümelenme ve ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz." Altundağ, bu etkinliğin sanayi, kamu, akademi ve özel sektörü bir araya getiren geniş katılımlı bir platform olduğunu vurguladı. Özellikle kanser tedavisindeki yeni teknolojilerin ele alındığını belirterek, "Bugün konuştuğumuz konulardan biri de yeni nesil radyoterapi yöntemlerinden olan proton tedavisi" ifadelerini kullandı.

Proton Tedavisinin Klinik Boyutu

Çalıştaya katılan Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar, proton tedavisinin klinik yönlerine dikkat çekti. Atalar, protonun kanser tedavisinde kullanılan radyasyon türlerinden biri olduğunu belirterek, "Proton, normalde kullandığımız X ışınlarından farklı özelliklere sahip ve bu nedenle avantajlı olduğu hasta grupları bulunuyor" dedi. Proton tedavisinin özellikle şu hasta gruplarında öne çıktığını açıkladı:

  • Pediatrik hastalar
  • Kafa tabanı tümörleri
  • Yeniden ışınlama gereken vakalar
  • Bazı baş-boyun kanserleri

Ancak Atalar, proton tedavisinin mucizevi bir yöntem olmadığının altını çizdi: "Proton tedavisi kanser tedavisinde kurtarıcı değildir. Bu yöntem sadece doğru hasta grubunda, doğru endüksiyonla kullanılmalıdır."

Türkiye'deki Mevcut Durum ve Eksiklikler

Prof. Dr. Atalar, Türkiye'de radyoterapi altyapısının güçlü olmasına rağmen proton tedavisi için önemli bir eksiklik bulunduğunu vurguladı. "Ülkemizde radyasyon onkolojisi alanında çok modern cihazlar var ama proton ihtiyacı olan hasta grubu için farklı bir ışınlamaya ihtiyaç duyuluyor" dedi. Türkiye'de bir tane dahi proton cihazı bulunmadığını hatırlatan Atalar, bu durumun hastalar için ciddi bir vakit kaybına neden olduğunu ifade etti.

Yol Haritası ve Ekosistem Stratejisi

PROPAR-TEK Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, çalıştay sonunda somut ve uygulanabilir bir çıktı hedeflediklerini belirtti. "Amacımız, sağlıktaki yeni ve yüksek teknolojilerin kullanımına yönelik farkındalığı artırmanın yanı sıra, tüm paydaşlara sunulacak teknik, klinik, regülasyon, finansman ve insan kaynağı boyutlarını içeren bir yol haritası niteliğinde kılavuz metin oluşturmaktır" dedi. Altundağ, bu kılavuz metni bir başlangıç dokümanı olarak konumlandırdıklarını ve sonrasında ortak akıl toplantılarıyla sürdürülebilir bir iş birliği modelini hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Sağlık Turizmi Açısından Önemi

Hem Prof. Dr. Altundağ hem de Prof. Dr. Atalar, proton tedavisinin sağlık turizmi açısından stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Atalar, "Bu kadar güçlü bir sağlık turizmi altyapısına sahipken, proton tedavisi için hastaları ülke dışında bırakıyoruz" diyerek bu alandaki potansiyeli vurguladı. Çalıştaya üst düzey katılım olduğunu belirten Altundağ, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, TENMAK, SGK temsilcileri ve yurt dışından alanında uzman bilim insanlarının etkinlikte yer aldığını ifade etti.

Bu çalıştay, Türkiye'nin kanser tedavisinde ileri teknolojilere geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Proton tedavisinin sadece satın alınan bir teknoloji olmaktan çıkarılıp, yerli üretim ve teknoloji transferiyle desteklenmesi hedefleniyor.