Tunceli Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde sahnelenen "Sabotaj" adlı oyun, mizah sınırlarını aşarak provokasyona dönüştü. Eski TİP Milletvekili Barış Atay ve oyuncu Bülent Emrah Parlak, ülkenin ortak değerlerini ve siyasi figürleri alaycı bir dille hedef aldı. Vatandaşların büyük tepkisini çeken bu skandal gösteri, akademisyen ve gazeteciler tarafından da sert şekilde eleştirildi.
Devlet Büyüklerine Alçakça Sözler
Gösteri boyunca seviyeyi düşüren ikili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi yaşları üzerinden hedef alarak alçakça ifadeler kullandı. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sıkça dile getirdiği "Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak" ilkelerini sembolize eden Rabia işaretiyle alay ettiler. Sahnede "Gördüğünüz gibi 4 kötülüktür, 4 zulümdür, 4 derttir, 4 beladır!" diyerek skandal ifadeler savurdular.
Gazi Meclis ve İbadethane Rahatsızlığı
Barış Atay, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ve Meclis kampüsündeki camiyi hedef alarak bardağı taşırdı. "Türkiye'nin en komik kurumu TBMM olabilir" diyen Atay, Meclis yerleşkesindeki ibadethaneden duyduğu rahatsızlığı gizlemedi. "Dışarıda cami minaresi 50 metre, Meclis'te 150 metre" sözleriyle dini değerlerle alay etti.
Milli Basına Çirkin Hakaret
Gösterinin bir diğer hedefi ise milli ve manevi değerlere hassasiyetiyle bilinen basın kuruluşları oldu. Bülent Emrah Parlak ve Barış Atay, Sabah gazetesine yönelik haddi aşan sözler kullandı.
Karaman Valiliği'nden İptal Kararı
Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahnelenmeye çalışılan bu provokatif organizasyon, Karaman'da engellendi. Yerel basın ve kamuoyunun yükselen tepkileri üzerine Karaman Valiliği harekete geçti. Biletleri 850 TL'den satılan bu ticari provokasyonun Karaman ayağı valilik kararıyla iptal edildi.
Uzmanlardan Çarpıcı Değerlendirmeler
Akademisyen Prof. Dr. Zakir Avşar, AHaber canlı yayınında yaptığı değerlendirmede, "Bu bir latife, şaka, mizah değil. Bunlar tamamiyle nefret suçu içeren cümlelerden oluşan bir gösteridir. En üzücü olanı bir üniversite çatısı altında gerçekleşmiş olması. Birliğin, beraberliğin olduğu bir süreç içerisinde tam bir 'suikast' gibi bu gösteriye başvurulmuş olması. Mizah altında yapılan bu seviyesizlik kabul edilebilir bir şey değil" dedi.
Gazeteci Murat Özer ise, "Hiciv sanatı edebiyatımızda çok kıymetli bir yere sahiptir. Fakat söz konusu iki şahıs sanatkar değiller. Tunceli'nin özellikle seçilmesi iç çatışmayı körüklemek için yapıldığı çok açıktır. Her ikisinin ortak özelliği Suriyeli mülteci düşmanı ve mezhepçi olmalarıdır. Amaçları toplumda kamplaşma yaratmak ve insanları birbirine düşürmektir" ifadelerini kullandı.



