Bir inşaat firmasının yurtdışı şantiyesinde çalışan K.L. isimli işçi, 'kişisel sebepler' gerekçesiyle istifa etti. Yurda döndükten sonra ilk iş olarak İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu.
İşçinin Talepleri
K.L., hizmet süresi boyunca ücretlerinin zamanında ve tam olarak ödenmediğini, bu nedenle ücret alacakları bulunduğunu ileri sürdü. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile diğer ücret alacaklarının davalı şirketten tahsilini talep etti.
İşverenin Savunması
Davalı şirket avukatı ise iş ilişkisinin davacının istifası ile sona erdiğini, bu nedenle tazminat hakkının doğmadığını savundu. Ayrıca yıllık 270 saate kadar fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun sözleşmeyle belirlendiğini, davacının günlük 8 saati aşan çalışmasının bulunmadığını ve çalıştığı ülkedeki hafta tatili günlerinde çalıştırılmadığını belirterek davanın reddini istedi.
Yerel Mahkeme ve İstinaf Kararları
İş Mahkemesi, davacının el yazılı dilekçesinde 'kişisel sebepler' nedeniyle çıkış ve istifanın kabulünü istediğine dikkat çekerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetti. Davacı avukatı kararı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, istifa dilekçesinde 'kişisel sebepler' ibaresi bulunmasına rağmen, bu ayrılışın ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı fesih sayılabileceğine hükmederek kıdem tazminatı verilmesine karar verdi.
Yargıtay'ın Emsal Kararı
Kararın işveren tarafından temyiz edilmesiyle devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. Yargıtay, davacının işten kişisel sebepler ileri sürerek ayrıldığını, istifa dilekçesinde işçilik alacaklarının ödenmediğinden bahsetmediğini ve işveren yetkililerince iradesinin fesada uğratıldığını ispat edemediğini belirtti. Kararda şu ifadelere yer verildi:
'İstifa dilekçesindeki kişisel sebep ifadesi, işverenden veya işyerinden kaynaklanan bir sebep olmayıp davacının kendisine ait özel bir durumu ifade eder. Bu durumda haklı fesih sebebi olarak kabul edilemeyecek kişisel sebepleri gerekçe göstererek işten ayrılan davacının, kıdem tazminatı alacağına yönelik talebinin reddi gerekir. Mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan yazılı gerekçeyle talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verildi.'
Yargıtay'ın bu kararı, işçilerin istifa dilekçelerinde kullandıkları ifadelerin büyük önem taşıdığını bir kez daha ortaya koydu.



