TBMM Başkanı Kurtulmuş: Milletten başka kurucu irade kabul edilemez
TBMM Başkanı: Milletten başka kurucu irade kabul edilemez

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenen "Bir sultan, bir darbe, bir anayasa" Sultan Abdulaziz Hanı anma programında önemli açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, Türkiye'de milletten başka kurucu irade olmadığını vurgulayarak, yeni anayasanın siyasi tercih veya fantezi değil, bir zaruret olduğunu ifade etti.

Programa yoğun katılım

Programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Davut Gül, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya ile çok sayıda öğrenci ve akademisyen katıldı. Etkinlik, Sultan Abdülaziz'in bestelediği musiki eserlerinin seslendirilmesiyle başladı.

"Milletten başka kurucu irade kabul edilemez"

Konuşmasında Sultan Abdülaziz'in öldürüldüğü noktayı ziyaret ettiklerini belirten Kurtulmuş, Sultan Abdülaziz'in Türk ve Osmanlı modernleşmesinin önemli isimlerinden biri olduğunu söyledi. Kurtulmuş, şunları kaydetti:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

"Tarihimiz içerisinde şunu da itiraf etmek durumundayız ki anayasalarla darbeler arasında bir ilişki vardır. 1876 Anayasası, Abdülaziz'e yapılan darbenin hemen ardından kabul edilmiştir. Aynı şekilde 1961 ve 1982 anayasaları da 1960 ve 1980 darbelerinden sonra yürürlüğe girmiştir. Bugün hala tartışılan mesele, Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık birikimine rağmen açık bir sorundur. Kimilerine göre anayasa sadece kurucu meclisler tarafından yapılır ve bu irade güç kullanılarak ortaya konulur. Ancak geldiğimiz noktada milletten, milli iradeden başka bir kurucu irade asla kabul edilemez. Anayasaları darbelerden tamamen ayırarak, hiçbir şekilde darbelerin gölgelerinin anayasalar üzerine yansımasına izin vermeden Türkiye'nin yeni bir anayasa yapma gücüne sahip olduğunun altını çizmek istiyorum. Anayasa tartışmaları kısır gündelik siyasi tartışmaların konusu değildir. Siyasi partiler gelir geçer, isimler gelir geçer. Ancak ülkelerin anayasa ihtiyaçları ve milletin talepleri ortadadır. Bunun gerektirdiği şekilde hareket edilmesi, Türkiye'nin geleceği için önemlidir."

"Yeni anayasa siyasi tercih değil zarurettir"

TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni anayasa ihtiyacının siyasi bir tercih veya fantezi olmadığını, aksine bir zaruret olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bugün önümüzdeki önemli sorumluluklardan biri, Türkiye'nin yeni bir anayasa ihtiyacını karşılamaktır. Türkiye, 21. yüzyılın şartlarında, dünyanın adeta bir savaş meydanına döndüğü, bölgesel ve küresel krizlerin çevremizde yoğunlaştığı bir dönemde iç birliğini ve bütünlüğünü anayasal düzenini demokratik unsurlarla güçlendirerek yoluna devam etmelidir. Yeni bir anayasa yapmak, Türkiye'nin öncelikli ödevlerinden biridir. Katılımcı, çoğulcu, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa için hepimiz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Anayasa tartışmalarını ezberlenmiş kalıplar etrafında ele almadan sürdüreceğiz. İnanıyorum ki Türkiye, 2026 veya 2027'de kendine yakışan, milletin birliğini ve bütünlüğünü temin eden, küresel rekabet gücünü artıran, bölgesel ve küresel tehditlerden koruyan yeni bir toplum sözleşmesi olarak yeni anayasasını gerçekleştirecektir. Anayasa, millet ve devlet arasında herkesin kabul ettiği bir toplum sözleşmesidir. Dayatılan değil, içselleştirilmiş bir sözleşme haline gelmesi, bu yoğun tartışma ve alt üst oluş döneminde bir zarurettir. Kendi iç kalemizi tahkim etmenin önemli unsurlarından biri, milletin geniş kesimleri tarafından benimsenmiş bir anayasa mutabakatının sağlanmasıdır. Küçük lütuflar değil, tam anlamıyla demokratik devrim niteliğinde bir anayasal çerçeveye ihtiyacımız vardır."

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

"Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu da değişmeli"

Kurtulmuş, yeni anayasa ile birlikte Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve TBMM İç Tüzüğü'nün de değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kurtulmuş, "Önümüzdeki dönemin demokratik ve güçlü Türkiye'si için sadece anayasanın değil, siyasal sistemin ana unsurlarını oluşturan temel metinlerde de demokratik değişimler olmalıdır. Bunlardan biri Seçim Yasası'dır. Daha demokratik, katılımcı ve herkesin sözünü rahatça söyleyebildiği bir seçim yasası oluşturulmalıdır. Bir diğeri, Siyasi Partiler Yasası'nın güçlendirilerek partilerin yasal güvence altına alınmasıdır. Ayrıca, meclisin daha iyi çalışmasını sağlayacak demokratik ve çağdaş bir Meclis İç Tüzüğü hazırlanmalıdır. Bu dört temel metin, bir ülkenin demokratik topografyasını gösterir. Bunun yanı sıra, siyasi etik yasasının mutlaka çıkarılması da bir zarurettir. Bütün bunları partizan yaklaşımlarla değil, Türkiye'nin geleceği ve demokrasinin tahkimi için ele almalıyız." dedi.