Türkçülük Maskesiyle İsrail Propagandası: Sosyal Medya Hesaplarının Karanlık Yüzü
Sosyal medyada Türkçülük maskeli İsrail propagandası

Sosyal medyada milyonlarca takipçiye ulaşan sözde haber sayfalarının, fon karşılığında içerik ürettiği ve Türkçülük maskesi altında İsrail ile ABD lehine sistematik propaganda yürüttüğü ortaya çıktı. Konuya ilişkin önemli açıklamalar, Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık tarafından 13 Ocak 2026 tarihinde yapılan bir televizyon programında kamuoyu ile paylaşıldı.

Eş Zamanlı Paylaşım Operasyonu

Prof. Dr. Ali Murat Kırık, söz konusu hesapların eş zamanlı ve organize bir şekilde hareket ettiğini vurguladı. Kırık, "Bu hesaplar eş zamanlı bir şekilde, sanki birisi düğmeye basar gibi aynı içerikleri, aynı mesajları ve aynı görüntüleri paylaşıyor. İçerik aynı, mesaj aynı, görüntü aynı ama farklı hesaplardan yayılıyor" ifadelerini kullandı.

Bu yöntemin, 5. kol faaliyeti olarak adlandırılabileceğini belirten Kırık, bu kavramın 1936 İspanya İç Savaşı döneminde, düşman gibi görünmeyen ancak içeriden casusluk yapan yapıları tanımlamak için kullanıldığını hatırlattı. Söz konusu hesapların da Türkçü ve milliyetçi gibi gözükerek, aslında Türkiye aleyhine içerik üretmeyi hedeflediği aktarıldı.

Merkez ABD, Hedef Türkiye'nin Birliği

Kırık, yaptığı incelemeler sonucunda bu hesapların yönetim merkezlerinin Türkiye dışında, özellikle Amerika Birleşik Devletleri üzerinden olduğunu tespit ettiğini açıkladı. X platformunun şeffaflık raporlarına atıfta bulunarak, hesapların oluşturulduğu ve yönetildiği yerlerin bu şekilde görülebildiğini söyledi.

Bu durumun, hesapların izlerini kaybettirmek ve kendilerini gizlemek amacıyla yapıldığını belirten Kırık, "Artık fiziksel olarak casus aramanıza gerek yok" dedi. Bu yapıların nihai hedefinin ise Türkiye'nin birliğini ve beraberliğini bozmak, psikolojik üstünlük kurmak ve algı yönetimi ile toplumun değerlerini aşındırmak olduğunu vurguladı.

Gezi, 15 Temmuz ve 6 Şubat'taki Aynı Senaryo

Prof. Dr. Kırık, bu dezenformasyon yönteminin aslında yeni olmadığını, geçmişteki toplumsal olaylarda da benzer senaryolarla karşılaşıldığını kaydetti. Gezi Parkı olayları, 15 Temmuz darbe girişimi ve 6 Şubat depremleri sırasında da olmamış olayların, yaşanmamış görüntülerin sosyal medyada servis edildiğini hatırlattı.

6 Şubat depreminde 'baraj patladı' şeklinde büyük bir dezenformasyon yapıldığına dikkat çeken Kırık, bu nedenle dijital okuryazarlığın büyük önem taşıdığının altını çizdi. Vatandaşların mutlaka kaynağı araştırması ve sosyal medyada gördükleri bilgileri resmi kurumların açıklamalarıyla karşılaştırması gerektiği uyarısında bulundu.

Kırık, özellikle X platformu başta olmak üzere, sosyal medyanın denetimsiz ve kontrolsüz bir alan haline geldiğini, bu durumun dijital casusluk faaliyetlerini kolaylaştırdığını sözlerine ekleyerek açıklamalarını tamamladı.