Yılmaz Büyükerşen: CHP'nin hâli Haydar Haydar türküsünü andırıyor
Büyükerşen: CHP, Haydar Haydar türküsü gibi

Yılmaz Büyükerşen, CHP'nin 36. Olağan Kurultayı'nda oybirliğiyle seçilen Divan Başkanı ve beş dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yerel siyasetin marka isimlerinden. 89 yaşındaki Prof. Dr. Büyükerşen, kariyerinde rektörlük ve RTÜK Başkanlığı da bulunan bir isim. Kendisiyle yapılan söyleşide, partisinin mevcut durumuna dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Televizyon izlerken halüsinasyon mu görüyorum diye düşünüyorum

Büyükerşen, akşamları televizyon izleyip izlemediği sorusuna, “İzlemez olur muyum? İzliyorum elbette... Her gece. İzlerken ne düşünüyorum? Halüsinasyon mu görüyorum diye düşünüyorum... Yoksa rüya mı? 103 yıllık parti... Olacak şey mi? Bunlar yapılacak iş mi?” yanıtını verdi.

Eski CHP ile yeni CHP arasında dağlar kadar fark var

İsmet İnönü ve Bülent Ecevit dönemlerine de tanıklık eden Büyükerşen, dünden bugüne siyasetteki değişimi şöyle özetledi: “Nasıl söylesem bilemiyorum... Siyasette eskiden şaka vardı... İnce espri vardı... Hiciv vardı. Yaşananları görüyorsun... Hepsini unutturdular... Asık suratlar... Kavgalar... Hakaretler...”

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

25 yıl alnımın akıyla geçti

Siyasette 25 yılın nasıl geçtiği sorusuna Büyükerşen, “Allah'a çok şükür... Alnımın akıyla. Beş dönem... Ve her dönem oyumu artırarak seçildim... Dile kolay, çeyrek asır” dedi. Ayrıca, 8 Kasım sabahları Süleyman Demirel'in kendisini arayarak yaş gününü kutladığını, Demirel ile aynı burçtan (akrep) olduklarını anlattı.

Öğrencilerim siyasette

Eskişehir'de yaşarken haftada bir gün Ankara'ya ders vermeye gittiğini belirten Büyükerşen, “Öğrencilerim içinde siyasetçi o kadar çok ki... Hangi birini sayayım? Evet bugün siyasetin içinde olanlar da var” ifadelerini kullandı.

CHP'nin hâli Haydar Haydar türküsü gibi

Söyleşi sırasında Büyükerşen, Nesimi'nin yüzlerce yıllık türküsü “Haydar Haydar”ı hatırlattı ve “Türküde diyor ki... Gâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi... Gâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni. Bu sözler CHP'nin bugünkü hâlini anlatıyor” yorumunu yaptı.

Kızdığımda en ağır sözüm: Allah cezanı versin

Öfke kontrolünde başarılı olduğu belirtilen Büyükerşen, çok kızdığında söylediği en ağır sözün “Allah, cezanı versin” olduğunu, ceza kesmeyi Allah'a bıraktığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu ve Özel beni aramaktan korkuyor

Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel'in kendisini arayıp aramadığı sorusuna Büyükerşen, “Hayır... Aramıyorlar... Aramazlar da. Sanırım beni aramaktan korkuyorlar. Öyle sanıyorum ki... Yılmaz Hoca bize fırça atar diye çekiniyorlar... Korkuyorlar” yanıtını verdi.

Disiplin şart ama eleştiriye tahammül edilmeli

Büyükerşen, CHP'nin disiplin anlayışını eleştirerek, “CHP, pencereden insan atma işine bir son vermeli. Disiplin... İhraç... Gerektiğinde olur elbette. Hırsızdır, kapının önüne koyarsın. Rüşvetçidir... Gırtlağına kadar pisliğe bulaşmıştır... Kovarsın. Fakat... Eleştirdi diye disiplin mekanizmasını çalıştırmak... Yanlış” dedi.

Tarihten örnekler: İnönü ve Bekata

CHP'nin 9. Kurultayı'nda Hıfzı Oğuz Bekata'nın kürsüde yaptığı eleştirilere Genel Başkan İsmet İnönü'nün kızmadığını, disiplin vermediğini ve ihraç etmediğini hatırlatan Büyükerşen, 10 yıl sonra İnönü'nün Başbakan olduğunda Bekata'yı önce Devlet Bakanı, sonra İçişleri Bakanı yaptığını belirtti.

Nihat Erim örneği

Bir başka örnek olarak CHP'nin 16. Kurultayı'nda Nihat Erim'in yönetimi eleştirdiğini, “Engizisyon usullerini kullanmayın” dediğini ancak disiplin, uyarı ya da ihraçla karşılaşmadığını aktardı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması