DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. DHA'nın haberine göre Hatimoğulları, çerçeve yasanın acilen çıkarılması gerektiğini vurguladı.
İyi niyet beyanları yeterli değil
Hatimoğulları, dünya ve bölgesel krizlerin merkezinde Türkiye'nin yer aldığını belirterek, 'Her tarafta ya bir yangın ya da fitili ateşlenmek üzere bir gerilim var. Türkiye küresel çalkantıların ve enerji koridoru gerilimlerinin tam ortasında yer alıyor. Bu jeopolitik gelişmeler, Türkiye halkları için hem bir fırsat hem de çok ağır riskler barındırıyor' dedi.
Hatimoğulları, bu denklemde doğru yanıtın toplumsal barış, ekonomik adalet, demokrasi ve hukuk olduğunu ifade ederek, 'DEM Parti olarak buna inanıyoruz, savunuyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz' şeklinde konuştu.
Meclis irade göstermeli
Kürt toplumunun farklı kesimleriyle yaptıkları görüşmelere değinen Hatimoğulları, bir Kürt yurttaşının şu sözlerini aktardı: 'PKK silahları yaktı, ülkeye dönüp siyaset yapmak istiyor ama iktidar iyi niyet dilekleriyle vakit geçiriyor. Meclis irade göstermiyor. Çatışmanın sürmesini mi istiyorlar, PKK'lıların gelip yaşama katılması bu ülkeye ne kaybedecek, onları yasal adım atmaktan alıkoyan nedir?'
Hatimoğulları, bu soruların DEM Parti'nin değil, Kürt yurttaşının ve Türkiye yurttaşının soruları olduğunu belirterek, Meclis'in bu sorulara cevap vermesi gerektiğini söyledi. 'Şu artık bir gerçek ki iyi niyet beyanlarıyla bu süreç götürülemez. Bu nedenle çerçeve yasanın acilen çıkması lazım' ifadelerini kullandı.
Barış hukuk düzenine emanet edilmeli
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in 'Bugün itibarıyla yeni bir aşamadayız. Yasal çerçeve aşamasına gelindi' sözlerini hatırlatan Hatimoğulları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un çerçeve yasanın en kısa sürede Meclis gündemine taşınacağını belirttiğini aktardı. Bu sözleri önemsediklerini belirten Hatimoğulları, 'Beklentimiz açık ve nettir; bu süre temmuz ayını geçmemelidir. Çerçeve yasa, Meclis'in bu yasama dönemi bitmeden gelmelidir' dedi.
'Yetiştiremedik, ne yapalım, gelecek döneme kalsa bir şey olmaz' gibi yaklaşımların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, toplumda Kürt, Türk, Alevi, Laz, Çerkez hiçbir yurttaşın barış umudunun kırılmaması gerektiğini söyledi. 'Bu toplum barış olacak beklentisiyle umutlanmıştır. Bunu zamana yayarak bu umutları hiç kimse sönümlendirmeye kalkmasın' diye konuştu.
Çerçeve yasanın önemi
Hatimoğulları, silahların sustuğu yerde çerçeve yasanın kolektif hakların, eşit yurttaşlığın, farklılık içinde birliğin ve yerel demokrasinin zeminini açacağını belirtti. 'Barış keyfiyete değil, hukuk düzenine emanet edilmelidir. Çerçeve yasa çatışma ve şiddet zemininden siyasi ve hukuki zemine geçiş ve 21'inci yüzyılda Orta Doğu'da başta Kürt sorunu olmak üzere atılan önemli bir adım olacaktır' ifadelerini kullandı.
Barışın güvencesinin sadece silahların susması değil, hukukun konuşması olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, 'Kalıcı çözümün teminatı temenniler değil, demokratik güvencedir' dedi.



